1. Steemit'e Selam Olsun!
Ses deneme ses deneme. Selam sevgili Steemitçiler, artık ben de sizlerden biriyim!
Kendimden bahsetmeden önce steemit için methiyeler düzmek istiyorum. İşte steemit için yazdığım bir şiir:
"Bu şehri Steemit ki bir müsl-i behadır
Bir postuna yekpare coin mülkü fedadır."
Tamamen orijinal, hiç bir yerden çalmadım... Şaka bir yana, steemit, bazı olumsuzlukları ve zorlukları olmasına rağmen, önemli bir fırsat sunuyor. Benim gibi yazma serüvenine bir türlü başlayamamış birisi için müthiş bir fırsat. Eee ne demişler ”Come for the reward, stay for the community”. Bu steemit’in mottosu ve ödül için gel, cemiyet için kal gibi bir anlama çıkıyor. Benim steemit yolculuğum da tam olarak böyle olacak gibi.
Buraların foto akımı: Ben, steemit ve ötesi...
2. Steemit Güzel, Peki ya Ben Kimim?
Bu kadar steemit yeter, biraz da kendimden bahsedeyim. Bizim çok alışkın olduğumuz ancak yabancılara anlatmakta çok zorlandığım bir ismin var: Aykut. Adamlar bana nasıl sesleneceklerini şaşıyorlar :) Özellikle tandem yaptığım alman arkadaşlarım ismimi hiç bir zaman doğru söyleyemediler (sizi yine de seviyorum güzel dilin güzel konuşucuları)
Çok enteresan bir hikayem olduğu söylenemez; ama anlatacağım çok şey var. Şu an 27 yaşındayım (zaman uçuyor), doğma büyüme İstanbul Eyüp Sultan’lıyım (Eyüp Sultan merkez, akıllı olsun herkes!) Şişli Terakki Lisesi ve İstanbul Hukuk mezunu bir hukukçuyum, meslek olarak akademisyenlik yapıyorum. Hikayem, kendimi hukukçuluktan başka bir şeylerle tanımlama ihtiyacı hissetmemle paralel gidiyor aslında. Devekuşu gibi kafamı gömüp 15 yaşından beri istediğim, çalışarak kazandığım hukuk fakültesi bittikten sonra, çok fazla anlam yüklediğim bu bölümün sadece bir meslek olduğunu anladım ve huzura kavuştum. 4 sene boyunca İstanbul Bilgi Üniversitesinde ve İstanbul Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalıştıktan sonra, şimdi İstanbul Şehir Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim.
Taze hukuk mezunu, henüz genç ve örselenmemiş...
Hukuktan sıkıldın da onun dışında neyle uğraşırsın dediğinizi duyar gibiyim (demediyseniz de bozmayın lütfen...). Şu sıralar bir çok şeyle uğraşıp hiç bir şeyde yol katedememe aşamasındayım ve bu durumla oldukça barışığım. Haddinden uzun süren yüksek lisans tezim ve sonrasında doktoraya girme çabalarım dolayısıyla yorulmuş durumdayım, dolayısıyla şu sıralar bir çok şey deniyorum. İşte Steemit bu bir çok şeyin buluşma noktası (olabilir).
3. Beni de Anladık, Peki Bu Blog'da Neler Olacak (Olabilir)?
Kendimle ilgili ilk aklıma gelen şey sıkı bir Lakers taraftarı oluşum (bugün ilk maçı oynadık ve yenildik. Analizler gelecek). Steemit’te de Lakers ile ilgili türkçe içerik üretmeyi düşünüyoum. Lakers dışında az da olsa diğer sporlar ve genel olarka NBA muhabbeti de dönebilir. Basketbol ve Lakers dışında ise bilgisayar oyunları, tarih, spor, biraz fotoğrafçılık, biraz politika, biraz da gezme tozma diğer ilgi alanlarım diyebilirim. Tüm bunlar hakkında yazmak niyetindeyim; ama hepsi bu hesaptan mı olur, zamanla başka hesaplar mı açarım o muamma.
İş dolayısıyla genelde İstanbul gezilerimden fotoğraflar olur. Ama Ankara, Urfa, Muğla gibi yerlere de seyrek de olsa yolum düşer...
Benim için de Ankara'nın en güzel yanı... anladınız siz onu!
Burası zamanla karman çorman olacak gibi gözüküyor, şimdilik bu postum ve bunun ingilizcesi var, hemen bugün Lakers sezonuna ilişkin bir başlangıçla vira Bismillah diyeceğiz. Devamı için takipte kalın :)
4. Süprizli Veda
Bu da büyük Lakers hayranı küçük kardeşim Yusuf Tahir Efendi. Blog'da ara sıra karşınıza çıkabilir, görünce siper alın...
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler! İngilizce yazdığım tanıtım yazıma aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:
https://steemit.com/introduceyourself/@aykutpurde/this-is-my-english-introduce-yourself-post-come-on-in