Herkese hayırlı günler dostlar,
Bugün sizlere bir anımdan bahsetmek istedim. Son zamanlarda farkettim ki birçok anısı oluyor insanın. Benimde kendime göre birçok anım mevcut. Bende çıkardım anı defterimi ve içlerinden birini, dilim döndüğünce yazmak istedim.
Benim bir arkadaşım var. Aslında birden fazla arkadaşım var ama bu arkadaşım sıradan bir arkadaş değil. Üniversitede tanıştığım, üniversite öğrencilik yıllarımı beraber geçirdiğim ve evimi paylaştığım hem ev arkadaşım hem de sınıf arkadaşım :)
Bu arada ek olarak belirteyim Atatürk Üniversitesi Elektrik - Elektronik Mühendisliğinde okudum. İnsanın yazdıkça yazası geliyor haha :)
Bu ev arkadaşım ile öğrencilik yıllarında birçok şey paylaştık. Gel zaman git zaman okul yılları bitti. Artık iş hayatına atılma zamanı geldi. Tabi aradan askerliği de çıkardık :)
Ev arkadaşımla aynı meslekte olmamıza rağmen farklı dallar da işlere başladık. Ben yazılım işine girdim o da elektrik iletim dağıtım işine girdi. Haa bu arada kendisi benden daha yüksek maaş alıyor haha :) Allah daha çok versin inşaallah.
Aradan yıllar geçti ve biz kader diyerek tekrar bir araya geldik. Bu bir araya gelmeden gayet memnunum ben, ama o memnun mudur bilemem :) belki cevap vermek ister ;)
Kendisi İstanbul'da bir proje yakaladı ve Avrupa Yakasına yerleşti.
Ne zaman arasam yoğun, ne zaman arasam meşgul :) Dedim yahu kardeşim senin nasıl bir işin var ki ? sen ne kadar meşgulsun.
Bana gelince bende kendime göre tabi ki yoğunum. Bu arada benim hafta sonlarım boş fakat arkadaşımın hafta sonları dolu. Cumartesi ve pazar günleri de çalışıyor. (Şuan bana, "hatırlatmasan olmaz" dediğini duyar gibiyim)
Bunun üzerine bir haftasonu onunla birlikte işe gitme kararı aldım.
Tuttum yolu ve yanına gittim. Yapacağımız iş, altımızdaki şirket arabası ile yüksek gerilim direklerinin montajının yapıldığı sahalara gidip, çalışanları denetlemek ve yemek v.b ihtiyaçlarını karşılamak.
Arkadaşlar, o şirket arabası ile bir yollara girdik, bir dağların arasından geçtik ben böyle yerler varmıydı bilmiyordum.
Neyse işe başlamış bulunduk. Bilmem kaç nolu direk şu aşamada, bu direk bilmem ne aşamasında falan kontrollerini yapıyorduk.
Tabi ben alışık olmadığım için sıkıldım :) Dedim ne zaman bitiyor işimiz.
Bilmem kaç nolu direğide kontrol ettik mi tamamdır dedi. Bir de bu direği sona sakladığını çünki yolunun bozuk olduğu söyledi.
Başladık o direğe doğru yola çıkmaya. Bir arsaların içine girdik. Yollar çok acayip, bildiğiniz dağlara tırmanma yani. Veeee sonunda yolda kaldık hahah :)
Eminim ki arabanın kaldığı şekli görünce sizde şaşıracaksınız. Sonra ne mi oldu ?
Başka bir araba çağırdık ve kendimizi çektirdik.
Bu yazıdan çıkaracağımız sonuç nedir ?
Bir anı olduğunu tekrar hatırlatmak isterim. Paylaşmak istedim. Ama şunu bilin ki herkesin işi kendine göre zordur. Bu devirde para kazanmak kolay değil. Bir başka yazımda da kendi işim ile ilgili zorlukları paylaşacağım.
Burdan bu güzel insana selam yolluyorum :)