Aşk Algoritması isimli ikinci bilimkurgu romanım bu Pazar görücüye çıkıyor. Tüyap Kitap Fuarında saat 11:00-13:00 arasında 10-102 nolu İkinci Adam Yayınevi standında imza günüm olacak. Kitap halen baskıda olduğu için ilk aşamada sadece fuarda satılacak. Önümüzdeki haftadan itibaren internetten ve belirli kitabevlerinden erişilebilir hale gelecek. Bu konudaki duyuruyu ayrıca yapacağım.
Kitabın konusu şöyle:
Özel sektörde yapay zeka alanında çalışan Samet aşkın formülünü bulduğunu düşünmektedir. Bu formülü bir çöpçatanlık uygulamasına dönüştürmeyi düşünür ve bu amaçla bir startup kurar. Bu arada ev arkadaşı Tuğ da Bonanza adında yapay zekalı bir "yaşam dostu" geliştirmekle meşguldür. Kitap bu iki genç insanın geliştirdikleri yapay zekalı programlar aracılığıyla hayata tutunma çabalarını konu alıyor.
Roman 2025 yılı İstanbul'unda geçiyor. Dolayısıyla bilimkurgu öğeleri çok yoğun değil, ana akım edebiyata yakınsayan bir roman. Aşağıda kitaptan küçük bir pasaj yer alıyor.
"Kuzenim Demir, Suna’dan sonra on santim uzamış gibi görünüyordu; omuzları dikleşmiş, bakışları kararlı hâle gelmiş, enikonu yakışıklı bir adam olup çıkmıştı. Yengemizin önceki hâllerini bilmediğim için karşılaştırma olanağım yoktu ama o göz göze bakışmalar, beyaz gelinlik içinde bir sülün gibi süzülmelere bakılacak olursa, Suna da belirli bir psikolojik eşiği aşmış olmalıydı. Her ikisinin de yüzlerine dikkatle bakmış, yüz ifadelerini en ince detaylarına kadar hafızama kaydetmeye çalışmıştım. Bana öyle geliyordu ki mutluluklarının sırrı yüzlerinde gizliydi. Daha önce bu sırrın deşifre edilmemiş olması hayret vericiydi. Nasıl da herkes “eşler yıllar içinde birbirine benzer” savını hiç sorgulamadan kabullenmişti. Böylesi bir fiziksel dönüşümün, sırf insanlar birlikte vakit geçiriyorlar diye gerçekleşmesi mümkün müydü? Siyasi tarihimizin önemli aktörlerinden olan Rahşan ve Bülent Ecevit çifti birbirlerine hiç benzemeyen insanlardı da evlilikleri sırasında mı benzeşmişlerdi? Elbette yüzleri birbirine benzemeyen kişiler de birbirlerine âşık olabilirlerdi, ancak bu durum da herhâlde henüz bilemediğimiz başka bir matematiksel kural ile açıklanabilirdi. Daha önce keşfedilmemiş gizli bir hazinenin haritasına sahipmişçesine heyecanlıydım. Oturup geliştirmekte olduğum çöpçatanlık uygulaması hakkındaki sunum notlarımı gözden geçirdim. Ertesi gün melek yatırımcıları yapay zekâlı çöpçatan fikrine yatırım yapmaları konusunda ikna etmem şarttı. Aksi bir durumun doğuracağı sonuçları düşünmek bile istemiyordum."
Pazar günü tüm bilimkurgu severleri imza günüme beklerim.