Biliyorum her sınav klasikleşen bir şey artık adamlar sadece kağıt bastırıp kalemlerini verip sınav yapmaya odaklı kimse o sınavın nasıl yürütüldüğünü kontrol etmiyor ediyorsa da havadan sudan. Geçen senelerde yaşanan silgi muhabbeti bunların en büyük örneklerinden. Adamlar daha verdikleri ürünün kalitesini kontrol etmeden para yatırıp sınav başvurusu yapmış kişinin önüne koyuyorlar. En sevdiğim lafları da emanetiniz emanetimizdir.
Neyse ben daha dün girdiğim dikey geçiş sınavında başıma gelebilecek çoğu şey geldiği için bunu yazmak istedim. Abi siz bizim boyumuza, kilomuza kadar alıyorsunuz değil mi? Peki neden ben şuncacık sırada iki büklüm giriyorum o sınava.
Bu sınavlar yaz aylarında yapılıyor genel de ya da en azından yaz ayında yapılan sınavlardan bahsedeyim. Sonuçta sınava başvuru yapan sayısı belli, sınav yeri sayısı ve kapasitesi belli, havalandırması, soğutması olan sınav yeri sayısı belli. Peki neden hala klimasız sınıflar, havasız ortamlarda sınavlar yapılıyor? Neden? Sonuçta hadi biz izmirdeyiz (ki izmir de sıcak (gerçi nem çok nem)) ama bu sınavlar 81 ilde yapılıyor 40 dereceyi gören iller var(geçenlerde kanada da 40 derece oldu diye 35 kişi öldü) bunların takibi neden yapılamıyor ki bu başvurular bir de aylar öncesinden yapılıyor.
Tamam klimayı geçtim peki neden sınıfta perde yok diyeceksiniz ki o sınıflar benim değil okulun ama sınav günleri sonuçta sen gasp ediyorsun onu. Madem öyle 1 hafta, 1 ay öncesinden sınıfları gezer eksikleri yazar o gğn için tamamlar geri alır diğer sınavlarda da kullanırsın veya hibe edersin.
Değinmek iatediğim bir diğer konu da neredeyse hala her yerde gördüğüm bir sınavın kısaltmasını yazıp sınavı yazılması hatası ki bunu bir de çoğu medya şirketi yapıyor dikkat edelim biraz misal: dgs sınavı yerine dikey geçiş sınavını kullanabilir ya da dgs diyerek cümlemize sınavı haricinde bir kelimeyle devam edebilirsiniz.
,