Merhaba Arkadaşlar
Son birkaç aydır içimde bir balık tutma aşkı belirdi. Öyle ki yerimde duramıyordum ve balık tutmak sanki tam bana göre bir şeymiş gibi hissediyordum. Bununla ilgili çok sayıda web sitesi inceledim, forumları didik didik ettim ve videolara göz attım. Hatta da balık tutma oyunu oynayan
ın yayını esnasında kendisine soruar sorup not tutmuşluğum da var. Edindiğim tüm bilgileri bir araya getirerek bir av malzemesi dükkanına daldım ve oradaki satıcı arkadaşla da istişare yaparak oltamı ve ucuna takacağım çapariyi aldım.
Ekipmanlarımı günden beri içim kıpır kıpır olsa da 4 gün beklemek zorunda kaldım çünkü vaktim yoktu. Bu süre zarfında boş durmadım ve avlak yerlerinin haritalarını da çıkarttım. Bana yakın olmasından dolayı çok tavsiye edilen bir yer olmasa da Avcılar Denizköşkler sahilini gözüme kestirdim ve dün sabah saat 5 gibi yola çıktım. Neyse oraya vardığımda in cin top oynuyordu ama ben taşların üzerinde kendime güzel bir yer seçtim. Oturdum çapariyi oltanın ucuna bağlamak için hazırlıklarımı yapayım dedim ama çaparinin sarılı olduğu o köpüksü şey ile çok ciddi bir mücadelem oldu ve bol bol kendime batırdım iğneleri. Yaklaşık yarım saat süren mücadelem sonucunda çapariyi oltanın ucuna bağladım fakat sanırım çok uzun olmuştu çünkü ne yaparsam yapayım bana dolanıyordu. Kendimi bir komedi filminde gibi hissettim çünkü o an beni gören herkesi gülme aldığına eminim. En sonunda düzeni oturttum ki bu süre yaklaşık bir saat ve oltayı atmaya hazırdım. Tüm gücümle savurduğum oltanın ucundaki kurşun yaklaşık 50cm önüme düştü ve inanılmaz büyük bir hayal kırıklığı yaşadım.
Ben bu mücadeleleri verirken tabi başka balıkçılar gelmişti ve biraz daha kalabalıklaşmıştı. İşi bilenlerden destek almak istedim ve biri ile konuşmak için yaklaştım. Durumu anlattım bana olta atma tekniğini gösterdi sağolsun. Sonra yerime döndüm ve gerilerek oltayı attım. Bu sefer çok başarılı bir atış yaptım diyemem fakat en azından denize fırlatabilmiştim. Sonra geri çektim bir daha attım. Bu sefer daha iyiydi ama tam istediğim yere atamadım hala ve bunun için birkaç deneme yaptım. En sonunda istediğim gibi bir atış yaptım ve keyifle bir sigara yaktım.
Denemelerim sonunda çapari de ciddi hasar aldığından değiştirmek için çektim ve yeni bir çapari taktım. Tüm gücümle oltamı salladım ve yine çok güzel bir atış yapmanın keyfini yaşadım. Oltayı yavaş yavaş çekerken kendimden çok emindim ve birkaç saat sonra yanımda getireceğim kovayı doldurabileceğimi düşünüyordum. Şöyle hafiften kendimde bir kasılma hissettim egom tavan yapmıştı ve bu işi öğrendim sanıyordum bir yandan da oltayı çekiyordum ki olta bir şeye takıldı. Ben çekiyordum ama gelmiyordu sanırım taş veya benzeri bir şeye takılmıştı. Çok uğraştım ve neredeyse oltayı kıracak düzeye kadar çektim. Ama baktım olmuyor oltayı kenara koydum ve misinayı elimle çekmeye başladım. Biraz daha aşağı inerek daha yakından çekmek isterken işte o son darbeyi yedim. Yosun tutmuş kaya inanılmaz kaygandı ve müthiş atletik bir düşüş yaşadım. Şanslıydım kafamı falan vurmadım ve taşlara çok fazla denk gelmeden denize düştüm. Sırılsıklam ıslanmış bir şekilde denizden çıkar çıkmaz o sinirle çekerek oltanın misinasını koparttım ve hemen toplamarak eve döndüm. Yani maceram sonucunda hiçbir balığa zarar gelmedi sadece ben denize düştüm. Dün baya gergindim ama şimdi düşündükçe gülüyorum aslında çok eğlenceli bir anı olarak her zaman anlatacağım.
BALIK TUTMA ÇALIŞMALARIM TAM GAZ DEVAM EDECEK :)