Güneşin her sabah kapısında râm olduğu
Ayın gece karanlığını değil
Yüzünü aydınlattığı
Yıldızların sicim sicim ruhuna yağdığı
Günaydın... Günaydın...
Sensiz zehirli bir güne daha günaydın..
Gözler uyanıktır ancak
Ruh çilehanede.
Özgürlük muştusu ile
Kaderi sineye çekmekte
Beklemekte..
Kendine bir ip bağlayıp
Sana uçmayı dilemekte..
Yoluna revan olup
Kıble bilmekte
Seni.
Nefesini..
Nefsini..
Uykusuzluğu dost, açlığı arkadaş edinmiş
Yollarına düşmeyi istemekte..
Huzuruna ulaşmayı diz vurmayı beklemekte...
Ey Sultanım..
Ey Gönül Kâbem..
Ebrehe'ni fil ordusu gelse..
Gökten Ebabil olur yağarım
Ateş balçıkları..
Firavun olup düşseler peşime
Yolların kapansa sellerle..
Kuru bil dal parçasıyla
Nehirleri açarım..
Atsalar saygısızlar bir kuyuya
Bir yılani dost bilir
Ayyuka çıkarım..
Değil midir kavuşmalar hep sana..
Benim seni bulmam için
Bakmaya gerek yok yıldızlara..
Aşk-ı izzetinin dumanı yeter
Bedenimi alev alev yakmaya..
Çıkılmaz mı sandın o odların içinden..
Çıkılır elbet..
Golgota'da göğe yükselerek..
Altın kubbenin altinda
Cürmüm ile secde ederek..