Hepimiz yaşamın barındırdığı zorluklardan söz ederiz.Beklentilerimizi karşılamayacak sürprizlere gebe kalmaktan şikayet eder, çözüm arayışlarına gireriz.
Kimimiz ise; her defasında sırtını dönen hayati şanslarımızın bizi yıkmasına karşın, gülümseyebilecek küçük mutluluklar edinir. Bazılarımız bunu sanatla yaparken bazılarımız başka dallara eğilim gösterir.
Hayatın bize kaybettiklerinin altında ezilip yok olmayı seçmek yerine, çaresizlikler içinde tebessümlerle umut olabilmeyi seçer! Belki zaruri ihtiyaçlarını karşılamak adına, belki de ardındaki umut bekleyenler adına, ne kadar müşkül olsak da umutla gülümseyebilmeyi.
Karanlıklar içinde parıldayan bir çift göz!
Umutla çalınan bir eser!
Ve sevgiyle uzanılan bir el!
Taksimin o ne idüğü belirsiz kaldırımlarında rastlanılan, o kirlilikte seçilen ve daima orada olduğunu bildiğiniz bir yaşam ışığı. Bütün bir gürültü içinde kendini belli eden nahoş bi ezgiyle gelir size o ışık.
Belki daha önce birçok kez geçmiş olduğunuz o ışığın, önünü gördüğünüz vakit anlam kazanır. Tüm pes etmişliklerin ve karşı konulmaz olan zamanın varlığını, en çarpıcı şekilde yüzünüze vurur.
Hele görmekle yetinemeyip iki çift kelamınızı esirgemezseniz, bir kaç saniyede olsa yükünüzü hafifletip şükretmenin verdiği huzura erdiğinizi bütün uzuvlarınız da hissedersiniz.