Aşağıda gördüğünüz resim kemik kanserine yakalanmış birinin kafatası. Ben, bu kafatasını gördüğümde karmakarışık şeyler hissettim: hastalığa yakalanan için üzüldüm, benim de başıma gelirse diye korktum, çektiği acıları düşünüp dehşete düştüm...
Bu kişinin hastalığını öğrendiğinde ne yaptığını, neler hissettiğini tahmin etmem imkansız. Metanetle karşılamış da olabilir kendini yerden yere vurmuş da... Ben neler yapardım? Daha soruyu sorarken korkudan titrediğimi hissediyorum.
Peki, sevdiklerine, varsa çocuklarına, ailesine nasıl anlattı, neler söyledi? Öğrenenler nasıl tepkiler verdi. Genç biriyse, annesi babası hayattaysa, sevgilisi varsa ya da çocukları... Onlara neler söyledi; onlar ne dediler, nasıl destek oldular?
Belki de yapayalnız biriydi. Kimseye anlatamadı ve tek başına mücadele etti bu zor hastalıkla. İnsan canı çok sıkıldığında bazen ağlamak ya da birilerinden yalan da olsa güzel sözler duymak ister. Yalnız biriyse kim ona “Atlatacaksın, biliyorum” dedi. Belki de kimse demedi. Çok bunaldığı zamanlarda kimse ona destek olmadığı için belki de erken pes etti.Birileri ona destek olsa daha çok mücadele edecek ve yaşayacaktı belki.
Hayal ediyorum: Kafatasımın günden güne deforme olduğunu ve elimi kafamda gezdirdikçe bunu fark ettiğimi. İnanılmaz kötü hissediyorum. Sadece hayal ettiğim halde bu kadar kötü hissediyorsam bunu gerçekten yaşayan bu kişi ne hisseti acaba? Kemikleri deforme olurken, elini kafasında gezdirip de kemiğindeki bozulmaları hissettiğinde, belki çok acılar çekerken neler düşündü? Çok yakın bir zamanda ölebileceğini fark ettiği an insan neler düşünür? Bir kişinin kendi kendine “Ölebilirim” dediği andan daha korkunç ne olabilir hayatta?
Neler hissetti, çok acı çekti mi, nasıl mücadele etti bilmiyorum ama kendi kendine ne sorduğunu biliyorum: “Neden ben?”. Biliyorum çünkü böyle bir hastalığa yakalanıp da bu soruyu sormayacak kişi yoktur. Ne yazık ki bu sorunun cevabı da yoktur.
İnsanlığın, dehşete düşüren, korkutan ve cevabı olmayan bu sorulardan günün birinde kurtulacağına inananlardanım. Bilim günün birinde bizi kurtaracak ama bilim bizi kurtarana dek bu çok zor ve cevapsız soruları sormaya devam edeceğiz ve hep bizden sonraki nesillerin tüm hastalıkların rahatlıkla tedavi edilebildiği çağlarda, böyle soruları düşünmedikleri güzel günlerde yaşamalarını umacağız.