Merhabalar, özel sebeplerden dolayı uzun süre aktif olamadım. Kedilerimi tanıtma yazısını yazma fırsatı bugün doğdu. Kedilerimle bağım çok kuvvetli. Onları "çiçeğim" "aşkım" diye severim hep. Şuan evimizde üç kedi var. Üçü de aynı anda gelmedi tabii ki. İki tanesi dişi bir tanesi ise erkek. Erkek olan görme engelli, ona bizzat özel bakıyoruz. Evdeki üç kedinin de, tuhaf huyları var. Eklediğim resimlerin hepsi kedilerime aittir.
Bu resimde gördüğünüz kraliyet kedisi, Çokokrem. Evimize ilk gelen kedimiz. Altı yaşında asil dişi bir kedi. Ama o kadar gıcıktır ki size anlatamam. Evde sadece babama düşkün olup, genelde bizi tırmalar. Bazen kendini sevdirdiği anlar da oluyor. Genellikle karnını sevdiğinizde dişlerini geçirerek tırmalamaya başlar. Kendisi evdeki en tehlikeli kedidir. Eve gelen geçici misafir kedilerin hiç biriyle iyi anlaşamamıştır, insan misafirlerle de anlaşamaz. Garip garip huyları da var kızımızın. Sevmek için ayağa kalktığımızda, mama kabının başına gidip boş kaptan mama yiyormuş taklidi yapar. Evet evet, bunu hep yapıyor sinsi kedi. Telefondan kedi miyavlama sesi açtığımızda, her zaman ayağımıza saldırır. Bunu diğer kedilerimiz değil, sadece Çokokrem yapar. Evdeki tüm kedileri dövebilir, kısacası tuttuğunu koparan bir hayvan. Çokokrem'e çok düşkünüm ben, diğerlerinden çok onun tüylerini okşuyorum. Karşılığında bu kediden dayak yediğim de oluyor tabii. Bazen koridorda yatıyor, ben yürürken aniden ayağıma pati atıyor canımı yakıyor. Şahsen ben böyle sinsilik görmedim.
İkinci olarak, görme engelli kedim Tırtık'tan bahsetmek istiyorum. Onunla ilgili önceden ayrı bir post yazmıştım. Tırtık dört yaşında bir erkek, doğduğunda göz enfeksiyonu kapmış ve artık göremiyor fakat gözleri gören bir kediden farkı yok. Onu bizzat görme engelli olduğu için sahiplendik, çünkü dışarda başının çaresine bakamayabilir. Evdeki en uysal kedi diyebilirim. Çokokrem'in yaptığı gibi tırmalamaz. Gelir bazen yanımızda uyur, sinsilik nedir bilmez, iyi huylu bir oğlandır. Çokokrem ile hep oyun oynamak istese de, Çokokrem ona yüz vermez. Tüyleri yumuşacıktır, kafamı gömer severim. Geceleri annemle birlikte uyur, o bizim minik yavrumuz. Onun da değişik alışkanlıkları var. Kapı koluna pati atarak kapıları açar ve istediği yere girer. En sevdiği şeyler, balkonda hava almak ve lavaboda uyumaktır. Geçen gün kaloriferden su içerken yakaladık çok sinirlendik gerçi. Tırtık evdeki en mazlum kedi olduğu için çok ta sinirlenemiyoruz.
Son olarak, evimizin diğer kedisi Ceylin. Ceylin henüz iki yaşında ama beş gösteriyor. Tıpkı çokokrem gibi o da dişi. Altı aydır bizimle kalıyor. Normalde evin oralarda rahatça yaşıyordu ama nefes yolları rahatsız olduğu için, ameliyat olana kadar eve alalım dedik. Ceylin'in ikizi de var ama o evin etrafında sitemizde yaşıyor. Ceylin'i de bazen salıyoruz dışarı çıkıyor sonra geri geliyor. Ceylin çok saf bir kedi, Çokokrem'in bildiği sinsiliklerin yüzde birini bilmez. İnsan canlısı olduğu için sürekli gelir kendini sevdirir. Çokokrem tarafından dayak yediği de olur. Ama suç kendisinde, o sinsi kızla arkadaşlık etmeye çalışırsan böyle olur. Ayrıca, Ceylin yemek yemeyi çok sever ve şişkodur da. Kafasının küçücük olup gövdesinin kocaman olması açıkçası beni güldürüyor. Geçen onu mutfakta ekmek yerken yakaladım. O kadar mama veriyoruz gidip ekmek yiyor, şişman şey seni.
Üç kedimi de çok seviyorum. Üçünün de yaramazlık yaptığı oluyor. Bir keresinde televizyon ünitesinin arkasına girip kabloları çekiştirmişlerdi, televizyon kapanmıştı. Haklı olarak babamı sinirlendirdiler. Gece olduğunda üçü de ordan oraya koşuyor. Komşular kapıya gelecek diye korkuyoruz. Kedi beslemenin şöyle bir avantajı var, depresyona ve öfkeye çok iyi geliyor. Sinirli bir anımızda kediler bize sürtündüğünde yatışıyoruz adeta. Onlardan pozitif enerji aldığımı hissedebiliyorum, o yumuşacık tüyleri öpesim geliyor. Umarım sizler de kedileri seviyorsunuzdur. Hayvanları seven insanlarla çok iyi anlaşırım.