Yağmurda ıslanınca kendimi gök kuşağı gibi hissediyorum. O anda yağmurun bütün renkleri içime sızıyor sanki. Sesiyle dans edesim geliyor. Durup düşünüyorum eğlence bitipte iş kurulanmaya gelince işkence başlar. Bu nedenle baştan vazgeçip şemsiyenin altına sığınıyorum. Olabildiğince korunmaya çalışıyorum yağmurdan. Rengine şekline hızına güzelliğine dikkat etmeden yola koyuluyorum.
İkilemler arasında sıkışıp kalabilen biriyim. Çoğunlukla içimdeki çocuğu bastırıp kararlar alıyorum. İşin eğlence kısmı hayallerde kalıyor bunu fark etmeye başladım. Son paylaştığım çizimleri çizerken yaşadığım ikilemler sayesinde bu durum açığa çıktı. Sanırım aniden gelen bir istekle çizim yaptığım zamanlarda, beynim rahatsız olduğu bişeyleri anlatmaya çalışıyor :)