Herkese Selamlar,
Uzun bir bekleyişin ardından sonunda ben de aranıza katıldım. :)
İstanbul’da doğmuş, kendini hep bir şekilde hayatın koşuşturmacası içinde bulmuş bir kız çocuğuyum. Küçüklüğümüzden beri bizi mecbur tuttukları bu koşuşturmacadan uzaklaşmak, en sevdiğim eylemlerden biri olan yazma eylemini daha faydalı bir hale getirmek için geldim :)
İstatik,iktatistik yani doğrusu İstatistik bölümü mezunuyum. Eğitim ve öğrenim hayatımı okuduğum bölümü heceleyerek ve “Yani çıkınca ne olacaksın? Banka falan ?” sorularını cevaplayarak geçirdim. Güzel bir eğitim hayatı oldu. Keşke hep öğrenci olsak yaaa kervanınına yaklaşık 1.5 yıl önce katıldım. Şaka maka keşke hep öğrenci kalsaydık :)
İş hayatıma 7 aylık bir banka stajıyla başladım. Zira asla bankacı olmayacağım sözümü yemem gerekiyordu. Çılgın “Happy Hour”larla, oooooo “Freeday Fridayyyy Yaaay” nidalarıyla, “Bir toplantı mı set etsek” cümlelerinin hunharca kullandığı plaza ortamına ben de dahil oldum. Genel olarak yerinde duramayan bir yapım olduğu için ortamın fıkır fıkır sürekli hareketli insanıydım. Bu tarz ortamlarda zor oluyor insanların alışması ama sağ olsunlar beni aralarına aldılar ve çok güzel insanlar kattım hayatıma.
Yaklaşık 8 aydır da profesyonel iş hayatıma kurumsal bir şirkette başladım. Kâh güldük kâh ağladık ama bu kadar kısa sürede aile gibi olduk. İşimi ve işteki ailemi gerçekten çok seviyorum. İyi ki varlar.
Özel hayatımda da tiyatroyla ve müzikle çok yakınız. İnsanları anlama ve anlatma sanatı olan tiyatro benim en büyük hayallerimden biriydi ve şu an küçükte olsa çok güzel bir oluşumun içindeyim. Müzikte ise yan flüt ve gitar çalıyor, ruhumu dinlendiriyorum. Çocukluk hayalim olan, beni bir peri gibi hissettiren yan flüt ise beni klasik döneme götüren, eski zamanla bugün arasındaki kaçış noktam :) Eee gitarı tahmin edersiniz lise yıllarımın bana en güzel hediyesii.
Kullanıcı adım olan “Chardonnay” ise benim şaraba bir büyü ile bağlılığımdan gelir. Şarap, benim güzel yoldaşlarımdan biridir, bana kendini ilk tanıttığı zaman ne o beni sevmişti ne de ben onu sevmiştim. Ama o asil grupla tanıştığım zaman birbirimizin vazgeçilmezi haline geldik. O asil grup ne mi? Tabii ki asil grup üzümlerinin baş tacı olan CHARDONNAY’dir, sonrasında ise beyaz üzüm olarak devam edersek; sauvignon blanc, riesling, chenin blanc, kırmızı üzümlerin majesteleri ise, cabernet sauvignon, shiraz, ve merlottur.
Yeni keşiflere çıkmak, doğada kaybolmak, saatlerce çılgın gibi spor yapmak, çimenleri koklamak, ağaçlara sarılmak, çiçekleri öpmek, onlarla konuşmaksa benim saklı yönlerim :)