Nerede olduğum ve ne yaptığım konusunda hiçbir fikrim yok. Tabiri caizse, uzaylılar tarafından kaçırıldım, Splinter Usta! Neredesin çocukluğumuzun kahramanı? Gel kurtar bizi! Bir laptop verdiler, arada bir yemek veriyorlar, yaşa işte senin hayatın bu köftehor diyorlar. Yine bir gece yarısı aklıma hive.blog geliyor. Steemit şöyle bir gözümün önünden geçiyor. Ne biçim hayatım var diye kendi kendime soruyorum. Nereden nereyeee :) Hive.blog ile keşfedilerek uzaya davet ediliyorum. Tabiri caizse uzaylılar tarafından kaçırılıyorum. Ama Allah var iyi bakıyorlar. Yol desen zaten geçiş yok. Bu nedenle, akbile karta falan ihtiyaç yok. Yalnızca oturuyoruz. Yemek desen uzay food önümüze seriliyor. Bunu söylerken aklıma uzay pastahaneleri geliyor. Yalnız reklama girmesin diye sessizce düşünüyorum. Bana da reklam vermezler be!
Uzaylılar tarafından kaçırıldım diyorum kardeşim. Yok burada seo meo kovalayamam. Buradan ufak tefek rant elde etme peşinde kendimi kasamam. Zaten normalde de rahat bir insanımdır. Kendimi hakikaten kasamam. Şimdi diyeceksin, kendinden niye bahsediyorsun? Kimden bahsedeyim? Yoksa Karl Ivan Zincir'den mi bahsedeyim? O köftehor yüzünden başım belaya giriyordu. Bundan mı bahsedeyim?
-Neden karl, neden ivan lan?
+Ne bileyim ben ya... Yalnızca zincirden eminim. Diğerlerini uydurdum.
-Sen bir şeyler mi kullanıyorsun?
+Ne gibi?
-- İçecek yiyecek vb.? Neyin peşindesin?
++ Bir şeyin peşinden uzun süre koşmuşluğum görülmemiştir. Ben koşsaydım Bursaspor'da oynardım. Biz zevk oynuyoruz. Ayrıca, endüstriyel futbola karşıyım. Futbol arsada güzel!
--Deli misin nesin?
++ Nesin'i karıştırma. Başımıza ekstra iş açmayalım.
(2 kelime fazla ekleyerek belanızı büyük boy ister misiniz?)
-- Şimdiye kadar böyle bir tanı ile yaftalanmadım. İnsan baktığı yerde gördüğüdür, derler. Belki de siz delisinizdir he?
Şimdi şöyle oluyor hakim bey... Biz beleşten eğleniyorduk. Yazıp çizerken 'yem' oluyorduk. Bir anda uzaylılar tarafından kaçırıldık. Ayrıca, saksı değilim ben! En çok beni dinleyeceksiniz...
Aslında dinlemeseniz de önemli değil. İçimden geleni durduramam. Nerede bu hive.blog ahalisi? Peki ya gençliğim nerede? **İçerik Üretimi-- yapan Deniz nerede? Hangisi kurguydu hangisi gerçekti? Virgülün önemini küçükken bana öğretmemişler miydi? Ben ne diyorum ya? Bu ne biçim gece? Bu ne biçim klavye? Karl Ivan Zincir nerede? Bir ara yazıyordu buralarda. Başımıza ne geldiyse hep o karakter yüzünden. Ama ne yapalım? Bir yandan da susmuyor. Daima konuşmak istiyor. Onu mu kıralım?
Fotoğraf çekecektik. Blog yazacaktık.
Selamlar herkese :) Yeterince dinlenmedik mi?