Yazınızı okumaya başladığımda muhtemelen konu Gazali'ye de gelecektir diye düşündüm ama fazlasıyla Gazali'den bahsetmişsiniz. :) Gazali birçok düşünceyi öldürdü fakat eleştirmek her insanın hakkı gibi (altını doldurduğu vakit tabiki). Okurken her zaman bir insanın ağzına bakmak zorunda mıyız diye düşünmeye başladım. Gazali böyle dedi, şöyle dedi diye bütün dediklerini kabullenmek ne kadar doğru? Sanki beynini teslim etmiş gibi görüyorum kayıtsız şartsız bir insanın peşinden gidenler için.
Kafir ilan edip bütün çalışmalarını görmezden gelmek herhalde en büyük aptallık. Bunu birazda gündelik hayata bağlamak istiyorum. Çevremde de iyilik yaparsın yaparsın, bir kere yapmadın mı kötü olursun ya da birisiyle kavga ettiğinde onun iyiliklerini hiç düşünmez sadece kötülüklerini düşünürsün (genel insan modelini gözlemlerime göre böyle görmekteyim). Kısaca binlerce yararın olsa bile bir tane kötüye bakmaya eğilimliyiz. "Ha o kafirdi değil mi?"
Belki de İslam düşünürleri, mucitleri müslüman olmasaydı bu kadar eleştirilip yaptıkları çöpe atılmazdı. Şöyle örnek vereyim; Elon Musk kafir diyip arabasına binilmez diye cümle kuran yok ama Elon Musk müslüman olsaydı, dine karşı bir söylem ortaya koysaydı kafir denilip arabasına binilmezdi.
Aklıma gülünç bir durum geldi onu da yazmadan edemeyeceğim; mikrofona kafir icadı deyip mikrofona konuşmaz sonra da mercedese biner. :)
Mucitlerden bahsederken örneğin Edison ampulu bulmasaydı başkası bulurdu, elbet biri bulacaktı deriz. Aynı şeyi Gazali içinde söylemek istiyorum. Gazali olmasa başkası çıkıp Gazali'nin yaptığını yapacaktı. Belki de Gazali'nin bulunduğu çevre Gazali'nin düşüncelerinin varolduğu bir düşünceydi. Bu düşünceler o çevrede bir insana aktarıldı, o da Gazali idi. (Her insan bulunduğu çevrenin hareketlerini, düşüncelerini, düşünce tarzlarını aldığından bunu yazdım.)
Yazınızı zevkle okudum, postlarda dahil olmak üzere. Elinize sağlık.
RE: İslam'ın entelektüel çöküşü