Kendisiyle çokça yemek yedik daha önce fakat hep iş zamanlarıydı. Bugün ise ilk kez sadece ikimiz çıktık. Aramızda kalsın bana bira da ısmarladı. Önce, öğrendiğinde hiç gözyaşı dökmediği kanserden kurtulma öyküsünü anlattı. Sonra da daha hoşgörülü bir insana nasıl dönüştüğünü...
Tavsiyeler verdi. Geçmişinde binlerce insana yöneticilik yapmıştı. Şimdi ise eskiye nazaran çok daha mütevazı bir şirkette yöneticiydi. Onun gözünden sizi dinledim. Sizi derken insanları yani. O da sizi çok sevmiyor ama mutlu olmak için hepinizi sevmek ya da değiştirmek zorunda olmadığını söylüyor. Ben herkese sevgi yayabilecek güce ulaşabilseydim bir başkası da herkese nefret yayabilecek güce erişebilirdi diyor. Ben demiyorum o diyor.
İsmini yazmak istemediğim ablam hayatında ilk kez sahilde oturup bira içti. İşin ilginç yanı, görüşelim dediğinde pahalı bir yerde oturacağımızdan emindim. Önce Macrocenter'a girdik ve bira aldık. Sonra da çantasından puro çıkardı. Oysa ki her zaman yediğine içtiğine dikkat ederdi. Herkes arada biraz serserilik yapabiliyormuş.
Pakette kalan puroları bana verdi. Ben de yine keyifli sohbetlere saklarım dedim. Şimdi bir tane yaktım. Keyifli mi emin değilim. Bu lanet olası şeyler de bitmiyor.
Her şey daha şeffaflaştı doktor. Umarım yaşamazsın böyle tecrübeler. Fakat her şey daha şeffaflaştı. Artık değerli olması gereken şeyler daha değerli. Kavgalar, yanlışlar daha önemsiz.