Leonardo Da Vinci konusunda kendime verdiğim bir söz var. Hayatımın bir döneminde tanımak ve benimsemek adına ciddi bir enerji harcayacağım. Çünkü yaşamış en zeki insan olabileceğini düşünüyorum.
hocam bu cümlenin altını iyi doldurmazsak kimlerin hakkını yemiş olabileceğimizi iyi bilir.
Da Vinci hakkında merakım Dan Brown romanları ile başlamıştı fakat ergenlik yıllarımdı ve o dönem pek araştırma yapmamıştım. Sonra Da Vinci's Demons dizisiyle tanıştım. Daha ilk bölümden bilginin kutsallığını ve yayılmasının önemini defalarca dile getiriyordu. Görünen en büyük engel ise Papa ve dolayısıyla kiliseydi. Tabi dönemin din adamlarının işleniş şekli (gerçekle ne kadar paralel bilmiyorum) dizinin tepki toplamasına da neden oldu. Çünkü en azından dinin o dönem nasıl kullanılabileceğini gözler önüne seriyordu.
Diziye yerleştirilen unsurlar oldukça dikkat çekici. Kazıklı Voyvoda karakteri dizide kendine yer buluyor. Ayrıca Aztekler olduğunu düşündüğüm bir kabile ile tanışılması Amerika kıtasının keşfiyle mümkün oluyor. Diziye göre Leonardo, Amerigo Vespucci ile yola çıkıyor. Keza ikisinin de benzer dönemlerde Floransa'da olduğunu biliyoruz. Bunların dışında iki ayrı topluluk göze çarpıyor. Çok araştırma yapmamama rağmen bir tanesi güncel olarak bildiğimiz tarikatın varlığına işaret ediyor gibi.
Söz etmeden geçemeyeceğim çünkü yabancı dizilerde "İstanbul" kelimesini duyunca "As Bayrakları!" diyen bir milletiz. Dizinin önemli parçalarından biri Osmanlı İmparatorluğudur. Keza dizinin ciddi bir kısmında Türkçe konuşuluyor. Hatta bir dönem Türkler kötü gösterildi diye haberler çıkmıştı. Fakat kaliteli gözler, bu iddiadan hızla uzaklaşacaktır. Benim çok umursadığım konular değil ama yine de söylemiş olayım.
Bir dönem Leonardo da Vinci'nin haliç için köprü tasarladığını da biliyoruz. Keza başbakanlık döneminde Tayyip Erdoğan bu projenin 500 yıl aradan sonra hayata geçirileceğini söylemişti. Onun yerine proje Norveç'te daha küçük ölçeklerde hayata geçirildi. Bu kısımlar dizi ile ilgili değil :)
Mimar, mühendis. ressam... Yaklaşık yirmi tane sıfatı vardır. Tüm bunların kaynağı da inanılmaz merakından gelir. Çevresini sürekli gözleyen ve doğanın sağlayabildiği tüm mucizeleri anlayana kadar durmayan bir yapısı ile Leonardo da Vinci olmuştur. Hatta bence hakkettiği değeri görmemektedir. Bilim ve sanatı birleştirip yeni bir isim versek en büyük temsilcisi Da Vinci olurdu.
Dizide olaylar tarihe bağlı kalınmış gibi görünse de bazı noktalarda tarihi gerçeklikten koptuğunu görebiliyoruz. Fakat ana hikayeye ve büyük olaylara etki edecek cinsten yanlışlar değil bunlar. Muhtemelen akış için uygun görülen bilinçli kopmalardır. Her dizi için büyük bir gereklilik olarak gördüğüm karizmatik kötü karakter de fazlasıyla başarılı şekilde yaratılmıştır.
Fantastik, gizem, tarih ilginizi çekiyorsa ve "Hayal edilebilen her şey en sonunda gerçekleştirilebilir" cümlesine inanıyorsanız, bu özgür düşünceli insanın nasıl anlatıldığını görmekten memnun olacaksınız. Hatta ilk bölümde geçen şu cümleyi paylaşmak isterim. Keza o dönem için kurulması zor bir cümledir.
Ben olayları olması gerektiği gibi değil olduğu gibi görürüm.
Diziyi çok fazla anlatmak yerine görebildiğim bakış açılarını anlatmayı tercih ediyorum. Tatmin etmeyen finaline rağmen ilk bölümden itibaren doyurucu bir hikaye ve işlenişi ile en beğendiğim yapımlar arasındadır. Ayrıca yer yer sonraki sezonlara göz kırpan küçük spoilerların fark edilmesinin güç olması benim için ayrı bir keyif unsuru olmuştur. İzleyeniniz varsa yorumlarda farklı yaklaşım duymak isterim.
Son zamanlarda okulum yoğunlaştı ve çalışmaya başladım. Ay sonunda da 21 günlük askerlik beni bekliyor. Çok sık uğrayamıyorum. Kripto paraların değerinden bağımsız birkaç durum sebebiyle eski hevesim de yok fakat yine de siteden kendimi soyutlamış değilim. Bunu da ek bilgi olarak bırakıyor, koşarak uzaklaşıyorum :)