"İdeolojisi sana göre değil"
yanıtını aldım. Arkadaşım beni tanımıyor olmalıydı. Sosyal hayatta oturup sohbet edebildiğim, benzer şeylere gülebildiğim bir insanın ideolojisi nasıl o insanla aramda bariyer olabilir ki?
- Terörizmi mi destekliyor yoksa fütürist manifestoyu (F.T. Marinetti) mu?
Öyle değil oğlum ya.
- O zaman hitler?
Ciddiyetsiz söylemlerimden yorulan arkadaşım, bana çok benimsemediğim hatta haklılığının bir öneminin benim nezdinde bulunmadığı bir görüşü desteklediğini anlattı. Ben bunun bir problem olmadığını savunuyorken hatta "ne güzel tartışacak şeyler var" diyordum. Bu sırada sosyal medya hesaplarının birinden bahsettiğim kadınla takipleştik. Arkadaşım da fikirlerini söyleyip aradan çekilen tiplerdendi. O nedenle artık kalanını kendim tecrübe etmem gerekiyordu. Sorun ideolojisi değildi. Sorun adanmışlığıydı. Sadece sosyal medyasından bu sonuca ulaşabiliyordum. Belki de görüşünü savunurken söylediği her şeyde haklıydı. Belki yaşandığını iddia ettikleri tüm olaylarda haklılardı. Fakat her şeye rağmen bu kadar önemli miydi? Yani yıllar önce büyük önem arz eden konular, toplumu şekillendiren meseleler artık önemini yitirmedi mi? Bazı fikirler toplumsal evrimden nasibini almadı mı? Dünya çok farklı bir yere giderken, insanların otuz kırk sene sonra zeka düzeylerine göre sınıflandırılacağı iddiaları varken, nüfus artışının ekonomideki olumlu yeri giderek kaybolurken, sürekli yapılan daha büyük silahlar dünyayı açlığa götürürken, şirketler politikalara yön verirken, oda sıcaklığında süper iletken malzemelerin keşfiyle hayalleri zorlayacak gelişmeler yaşanacakken.... Çok haklı olabilirsin evet ama dünya artık böyle bir yer değil.
Fikirleri yaşamının merkezinde ve en büyük dayanağı derinlerden gelen haklılığı. En azından kendisi böyle düşünüyor. Bir görüş etrafında hayatını şekillendiren herkes böyle düşünüyor. Fakat her şey bu kadar hızlı değişirken hiçbir görüşün tüm hayatını adayacak kadar önemli olmaması gerekir. Çünkü tek bir konunun her şeyi temsil edemeyeceği bir dünyada yaşıyoruz.
İşin bir de hikayesi olsun diye bahsettiğim kadınla olan durumu da söyleyeyim. Mesajlarla ufak bir sohbet sırasında kendisine ters gelebileceğini düşündüğüm bir şey söyledim. Çok sık aralıklarla konuşmuyorduk. Belki de konuşmak istememesi tesadüfidir fakat o mesajdan sonra tekrar konuşmadık. Ben zaten neye ne tepki vereceğini büyük bir merak ile bekliyordum. İster istemez sonuca bağladım. Eski doctor olsaydı karşısındaki insanın gerekçeleriyle uğraşırdı. Fakat artık o kadar zamanım ve enerjim yok.
İnsanların enerjilerini harcarken, bir fikrin etrafında yaşarken neye baktıklarının farkında olmalarını istiyorum. Maalesef büyük çoğunluğunun farkında olmadığına ikna olmuş durumdayım. Belki de ben hiçbir şeye kendimi adayacak kadar inanamamanın rahatsızlığını yaşadığımdan bunları yazıyorumdur. Kim bilir? Bilenleriniz ya da düşünenleriniz vardır. Septik bir insanım ama şu an yakın olduğum görüş yukarıda yazdıklarımdır.
Fikirleri değil adanmışlığı konuşmak istediğimden biraz havada bir yazı oldu. Bahsettiğim insanla ilgili fikir veremedim. Bu konularda bana kızan 'tan özür diliyorum. Zaten verdiğim sözü de tutamadım fakat verdiğim söz, hikaye yazarken uygulayabileceğim bir sözdü. O nedenle sıradaki hikayede eleştirilerini uygulayacağım diyerek sözümü güncelliyorum.