Bir süredir eski günlerime dönme süreci içerisindeydim. Sanıyorum süreç tamamlandı. En azından birkaç gündür öyle hissediyorum. Bu sürece ihtiyaç duymam da isteklerimden geliyor. İsteklerime yaklaştığım zaman isteklerim beni yönlendirmeye başlıyor. Bir süre uzaklaşınca da duruma daha sağlıklı bakmak kolaylaşıyor. Böyle zamanlarda yaşadığınız hayal kırıklığı da gerçekten çok güçlü. Çünkü dönüp baktığınızda isteklerinizin nasıl sizi yönlendirdiğini görüyorsunuz. Sanki ele geçirilmiş gibi davrandığınızı fark ediyor ve bir türlü kendinize yakıştıramıyorsunuz. İstemek bu kadar güçlü bir duygu olduğu için istememek de bir o kadar güçlü insan anlamına geliyor. En güçlü insan sanıyorum en az şey isteyen insan oluyor.
Kaynak
İstekleriniz yerine gelmediğinde bir yandan kaçırdıklarınızı da fark etmiyorsunuz. O kadar odaklanıyor ve enerji ayırıyorsunuz ki farkındalığınız çok zayıflıyor. Bunları yazmama gerekçe olan durumu sizinle paylaşmayı tercih etmediğim için sözlerim biraz havada kaldı farkındayım. Konunun kendisini konuşmak yerine örneğe başvurmayı pek tercih etmem ama izninizle yüzeysel bir örnekle açıklayayım.
Çok istediğiniz bir araba var ve paranız yeterli değil. Fakat birçok araba alabilecek paranız var. Hatta belki istediğiniz arabadan daha iyileri de var. Fakat ısrarla tek bir arabaya yöneliyor ve alamıyorsunuz. Bu esnada arabasız kalmaya devam ediyor ve o arabanın size ne kadar gerekli olduğunu kendinize vurgulamak istediğiniz için her yere yürüyorsunuz. Sanki en önemli detay kendinize kanıtlamakmış gibi. Toplu taşıma bile kullanmamaya başlıyorsunuz. Kendinizi, o arabayı almanın bir yolunu bulmanız için köşeye sıkıştırıp zorluyorsunuz. Sonuçta arabasız bir hayat, istediğiniz araba hayaliyle akıp gidiyor.
Örnekler, asla konuyu ya da düşünceleri her yönüyle kapsamıyor. Lanet olsun.
Yeri gelmişken söyleyeyim. Bir konuda kendinizi köşeye sıkıştırmanız bazen sorunu çözmenizi sağlıyor. Tüm koşulları alternatifsiz noktaya getirip kendinizi yukarıdan izlemeye başlıyorsunuz. "Haydi bakalım doktor şimdi ne yapacaksın izliyoruz" pozisyonunda kendimi çok buldum. Fakat işler daha büyük konulara, daha büyük isteklere gelince isteklerinizin kölesi olmaya başlıyorsunuz. İşte en büyük zorluk köleleştiğinizi görebilmek.
Durun bir düşünün. En azından hayatınızın bir döneminde isteklerinizin kölesi olduğunuzu fark edersiniz sanıyorum. Şayet bu duruma hiç düşmemiş ya da düşmeyecek kadar bilinçliyseniz imzanızı bana yollayabilir, çerçeveletip duvarıma asacağımdan emin olabilirsiniz.
Kaynak
Bazen isteklerimden uzaklaşıp artılarını eksilerini düşünerek kendimi azat ediyorum. Tekrar köleleşene dek hoşça kalın.