İsteyip istemediğimi bilmiyorum. Aslında çok garip çünkü alabileceğimi fark edene kadar istediğimden emindim. Alabileceğimi fark etmek her şeyi gerçeğe çevirdi. Her şeyin gerçek olması ise korkunç.
Bazı kararlar iki kişilik olsa da sorumluluğu bölüşemiyorum.
Denemeyi ve uğraşmayı sevdiğimi iddia ederken gerçeğin tadına varmış biriydim. Sonra fikir değiştirip gerçek olanın yolunda yürürken, alternatif bir gerçekliğin var olmadığını öğrendim. Yıllar sonra kazandığım gerçeklik hevesim bu gece kursağımda kalmış olabilir.
Neden olabilir?
Çünkü bilmiyorum. Gerçek anlamda bilmiyorum. Bir şey ortada duruyor diye kafamda alma izni çıkmıyor. Onu oradan alarak kimlere neleri kaybettirdiğini düşünmeden sadece almak epey zor. Bu yüzden aldığım karardan tek etkilenen olmamak çok canımı sıkıyor. Tek isteğim birçok konuda kendimi denemek ama illaki ucu birine dokunuyor. Birden hunharca sorumluluk beraberinde geliyor. Yüzlerce değişken denkleme katılıyor. Her şey içinden çıkılmaz bir hal alıyor ve ben insanların hayatını etkileyebilecek kararlar alamıyorum.
"Denemeden bilemeyiz" kadar haklı bir cümle nasıl bu kadar potansiyel haksızlığa sebep olabilir?
Kendimizi tanıyabilmek için gereken sermayeyi kendi cebimizden ödeyemiyoruz.