Sen kızmaya devam et. Fakat bir yandan kızacağın insanlara dönüşme. Artık hayatınla ilgili bir şeyler yap. Engel olarak görüp kızdığın konuların engel olmasına izin verme.
Motivasyon bizi harekete geçiren faktördür. Kalan her şey bizi motive eden nedenlerdir. Harekete geçmeyi sağlayan ise motivasyondur. İnsanların, ülke yapısının, eğitim sisteminin vs. yoluma çıkmasına izin veriyordum. Hakeme rağmen oyun kazanmaya çalışmıyordum. Çünkü benim için sinir bozucuydu. Adil olmama durumuna o kadar kızıyordum ki, yapabileceklerimden de kopmaya başlamıştım.
Çelişkinin farkında mısın?
Bir insanın karşımda bu kadar haklı olması rahatsız edici :) Halihazırda yürümek istediğim yolun sonunda insanların birbirine yarattığı anlamsız engelleri ve hoşgörüsüz yaklaşımlarını anlatmak gibi bir derdim var. Fakat ben aynı yaklaşımlar yüzünden hedefime ulaşamadığımı iddia ediyorum.
Düşündüğüm kadar akıllı değilim galiba :)
Şimdi değiştirmeyi deniyorum. Hedeflerim aynı ama motivasyon sağlamak daha önemliydi. Bu durumda ne yapabilirim? evresine geldik. Bu durumu p.s. doctorbishop olarak isimlendiriyorum.
Bir de söz konusu motivasyon ise bakış açınıza göre de yükseltme imkanına sahipsiniz. Mesela bugün farklı bir bakış açısıyla uyanmama sebep olan ses, onlarca gözle görülür tesadüf sonucu hayatımda olan bir ses. Bu tesadüflerin üzerine bir de olumlu bir değişim ve ilerleme ortaya koyabilirsem, dönüp baktığımda o küçük tesadüflerden birini bir kelebeğin kanat çırpmasına benzetebilirim :)
Birinci beş yıllık kalkınma planı
Öncelikle tabi ki beş yıllık falan değil ama bildiğiniz üzere bazı şeyleri söylemeyi sevdiğim için söylüyorum. Yeni bir ekonomi modeli oluşturmak ile başlayacağım :) Malum bu ara oldukça revaçta. Algıları açmak zamanımı paraya dönüştürme noktasında bana epey katkı sağlayacaktır. Ayrıca gündelik hayatım ile ilgili bazı kararlar alarak "zaten yetmiyor koy..." felsefesini bıraktığımı söyleyebilirim. Bazen sırf ay sonuna param yetmediğine sinirlendiğimden pahalı yemekler yediğim oluyordu.
Ben cidden salağım galiba :)
Bir diğer konu ise ilerleme. Hedefler için genelde adım adım ilerlemek gerekir. İlk adımlar konuyla çok alakasız olduğunda ben sanki başka bir şey için yapıyormuşum gibi hissediyordum. Fark ettim ki: bu da bir kaçma yöntemiymiş. Atacağım adımların hedefimle doğrudan ilgili olmaması ve uzun süreç gerektirmesi beni geri itiyordu. Fakat başlamamak, sürece pek yardımcı olmuyordu. Hep gökyüzünden birinin inip "yahu doctor sen ne güzel insansın al sana sinirli değnek hadi dünyayı kafana göre şekillendir" diyeceğini düşünüyordum sanırım.
Salaklıkta çığır açıyorum :)
Şimdi konuyla alakasız gibi dursa da ihtiyaç duyduğum adımları atmaya başlıyorum. Hayali uzaya çıkmak olan birinin yemek yemesi gibi. Hayaline gözle görülür bir katkısı olmasa da hayalini gerçekleştirebilmek için yemek yemesi gerekiyor. İşte durum bu kadar basitmiş. Kendimle savaşı bıraktım. En azından deniyorum.
İşin diğer güzel yanı; ben fikirlerimi anlatmak istiyordum. Artık daha iyi fikirlere sahibim. Ayrıca bu kez ben bir şey yapmadım, cidden gökyüzünden indi. Valla bak şaka yapmıyorum.
Aynı mesaj bana gökyüzünden daha önce de inmişti aslında. Fakat ben bir şeylerin benim için kolaylaşmasını bekliyordum. Şimdi düşününce bir şeyleri kolaylaştıran mesaj buymuş zaten.
Yürüyen üç aptal düşünen üç bilgeden daha çok yol alır :)
Düşündüm, fark ettim gibi kelimeler kullandım. Aslında yalan söylüyordum. Söylediğim her şey suratıma çarpıldı. Ayılmam için gerekiyordu sanırım :) Bir kez daha teşekkür ediyorum.