Margaret Atwood’un kitabından uyarlanan bir dizi. Türkçeye damızlık kızın öyküsü diye çevrilmiş. Sürekli hareket ve akışı olan bir dizi değil. Öncelikle böyle bir düşünce oluşmasın aklınızda. Durumlar üzerinden giden ve iç konuşmaların bol olduğu bir dizi. Bir distopya. Amerika’ da geçiyor hikaye.
Nüfusun giderek azaldığı bir dünya düşünün. Hava sanayi yüzünden giderek kirlenmiş, topraktan ürünler sağlıklı ürünler çıkmıyor. Kısacası dünya kirlenmiş. Yönetimi ele geçiren grup doğurganlığı olan kadınları (damızlık olarak nitelendiriyorlar) komutanların çocuklarını dünyaya getirmekle yükümlüler. Bu geçişin nasıl olduğunu flashbackler ile çok güzel anlatıyorlar. Kadınların ellerinden haklarının nasıl bir bir alındığı ve bu durumu normalleştirmeye nasıl ittiklerini çok güzel anlatıyor. İncili kendilerine göre yorumlayıp insanları nasıl zorunlu bir yönetime zorladıklarını görüyorsunuz. İçiniz kararıyor, bunalıyor ve nasıl olur diyorsunuz. Dikkatli izleyince bazı olayların gerçekte olduğunu görüyorsunuz.
İnsanları gruplandırıyorlar;
- Kırmızı renk giyen damızlıklar
- Mavi renk giyen komutanların eşleri
- Komutanlar
- Gri giyen hizmetli kadınlar
- Komutanların şoförleri...
Kendi düşünceleri dışında olan kişileri asıyorlar, kolonilere gönderiyorlar. Kolonilerde radyoaktif toprakları düzenleyen işçiler var. Çok zor şartlarda çalışıyorlar ve kısa sürede radyoaktif maddeler yüzünden ölüyorlar.
Dizinin başrolündeki damızlık kız June. Adlarını komutanlarının adlarının başına of koyarak alıyorlar. June’un adı Fred’in ki anlamında Offred oluyor. O komutanın çocuğunu doğurduktan sonra başka komutanın evine geçiyorlar ve adları yeniden değişiyor. Eski isimlerini kullanmak yasak. Doğurdukları çocukları komutan ve eşine veriyorlar. Hiç bir hak sahibi değiller. Ayrıca seramoni dedikleri şekilde ilişkiye giriyorlar. Tam bir tecavüz! June, bu pislik sistemden kaçıp Kanada’ya ulaşmaya çalışıyor. İkinci sezonu 25 Nisan’da çıktı ve şu an 2. sezon 3 bölümü var. Her çarşamba yeni bir bölüm çıkacak. Heyecanla bekliyorum... Dizinin fragmanını aşağıya koyuyorum. Belki izlemek isteyen olur.