“Piri Reis, merhum Kemal Reis’in yeğeni idi. Zarif ve âlim bir arkadaşımızdı. Padişah kapısında nasıl davranmak lazımdır, çok iyi bilirdi.”
-Barbaros Hayrettin Paşa
Piri Reis’i, Barbaros Hayrettin Paşa "zarif" ve "âlim" biliyormuş.
Bizim nasıl bildiğimize gelince…
Bir ve rakamla 1) Malumu ilan olacak ama yine de söyleyelim: Kendisini 16’ncı yüzyıl Osmanlı’sında ünlü bir denizci ve kartograf yani haritacı olarak, 1513 yılında çizdiği dünya haritası ve “Kitab-ı Bahriye” kitabıyla iyi biliriz.
Ve hakkında en çok şunu merak ederiz: Haritasında Amerika kıtası bile yerli yerindedir, oysa ne oraya ne de haritadaki diğer pek çok yere bizzat gitmiştir. Gidip görmediği yerleri nasıl çizmiştir?
a) Astral seyahatlere çıkmıştır.
b) İstihareye yatmıştır.
c) Hazreti Süleyman’dan gelen vahiylerle yönlendirilmiştir.
d) Uzaylıdır.
e) Gizemli yöntemlere değil araştırmaya başvurmuştur; değil mi ki âlimdir.
Şahsen hiçbir olasılığı dışlamamakla birlikte ilk dört şıkka bir kanıt sunabilen yok (hı hı, evet, “Tanrıların Arabaları”nı ben de okudum ve buna rağmen bir kanıta rastlamadım).
Fazlasıyla basit ve Piri Reis’i bir âlim ve fakat adeta sıradan bir ölümlü gibi gösteren son şıkkı ise, harita üzerine kendi el yazısıyla düştüğü bir notla destekleyebiliyoruz:
Bu isimler ki mezbur cezayir'de ve kenarlarında kim vardır, Kolonbo komuştur ki anınla malûm oluna. bu kenarlar ve cezirelerde kim vardır, kolonbonun hartisinden yazılmıştır.
-Piri Reis (Haritanın üzerine kendi el yazısıyla düştüğü notlardan 1)
Ne yani? Piri Reis kaynak göstererek de olsa intihal mi yapmış?
Haritanın ona rüyasında ilham edildiği ya da astral seyahatlerle kâh Güney Amerika’nın doğu kıyılarında kâh Afrika’nın batı kıyılarında cirit attığı gibi ulvi açıklamaları bir kenara koyup, Christopher Colombus’unki de dahil olmak üzere dönemin Avrupalı ve Müslüman denizcilerinin bilgilerinden yararlandığını kabul edersek, eh, sanırım intihal de denebilir. Fakat o dönemde buna intihal denemeyeceği bir yana, Piri Reis’in bizzat kendisi de, yararlandığı Antik Çağ’a ait haritaların bu “cahil” insanlara Süleyman Peygamber tarafından çizdirildiğine inanıyordu. Dolayısıyla başka bir insanın emeğini çalıyor değildi, muhtemelen ilahi bilgiyi yaydığını düşünüyordu!
Ayrıca buna rağmen genellikle kaynak göstermiştir. Gerçi Büyük İskender döneminden kalma haritaları kaynak gösterirken isimleri karıştırdığı ve Ptolemy’den bahsettiği sanılıyor ama olur o kadar.
Ne ilim vardır ki olsun sonu; ne insan vardır ki olmasın kusuru.
-Piri Reis
İlmin sonu olmadığına yürekten inandığı için olsa gerek, ikinci bir dünya haritası çizdiği ve ilkinde yaptığı hataları bunda düzelttiği de biliniyor. Ve ilk dünya haritası değilse de ikincisi gerçekten de “döneminin üstünde” kabul edildiğine göre, her ne kadar sıradan bir ölümlü de olsa Piri Reis’te de var bir keramet:
Konuya ilişkin ele alınan makalelerde Pîrî Reis'in haritalarının çok sayıda üstünlüklerinden söz edilmektedir. Pîrî Reis'in ilmi derecesini gösteren önemli ölçülerden birisinin de çeşitli ölçeklerdeki haritaların tek ölçeğe indirgeyerek bu haritaların eksikliklerinin diğerleriyle tamamlayabilmesi olduğu vurgulanmakta, daha önce yapılan haritalarda bu mükemmelliğin görülmediği belirtilmektedir. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim'e sunulan Pîrî Reis'in bu haritası, haritacılık tekniği ve göz alıcı görünümü yanında kendi çizimleri günümüze ulaşmayan Kristof Kolomb'un keşiflerine dair en eski eser olması bakımından da yerli ve yabancı bilim adamlarının ilgisini çekmektedir. Bu gün Columbus'un haritasının ne orijinali ne de kopyası mevcut değildir. Columbus'un haritasından yararlanılarak çizilen tek harita Pîrî Reis'in haritasıdır2.
Sözün özü Piri Reis, oradan buradan aşırıp parçaları yapboz gibi birleştirerek değil, bir araştırmacı âlime yakışır şekilde dönemin tüm kaynaklarını arayıp bularak, analiz ve tahlil ederek (inceleyip anlayarak) kendi eserini ortaya koymuştur da denebilir.
Dahası, çizdiği dünya haritası biyografisinde başrolü kapsa da, denizcilere fırtınalar, yıldızlarla yön bulma vesaire hakkında teknik bilgiler vermekle kalmayıp Akdeniz’deki yüzlerce adayı, kıyıları, kentleri ve limanları ayrıntılı haritalarla gösteren ve her bölümü “Vesselam,” diye biten “Kitab-ı Bahriye” her bakımdan çağının ötesindedir.
Vesselam!
İki ve rakamla 2) Âlim olmak ve padişah kapısında nasıl davranmak gerektiğini bilmek yeterli olmamış demek ki, Barbaros’un ölümünden altı yıl sonra, doksan yaşına yaklaşırken, dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın fermanıyla Mısır’da boynu vurularak idam edildiğini biliriz.
Acıklı olan şu: Yaşarken ilminin kıymeti bilinmemiş, çizdiği o muhteşem dünya haritası Topkapı Sarayı’nda bir gün tesadüfen bulunana kadar unutulup bir kenara atılmış (ve uzun süredir garip bahanelerle sergilenmediği için yine kayıp olduğu düşünülüyor).
90 yaşına yaklaşırken, o yaşta insanlara pek reva görülmeyen bir ölümle, Kanuni’nin “Tiz vurun kellesini!” fermanıyla idam edilmesi de insanı üzüyor. Vesselam!
Piri Reis'in Haritaları; Alanya Kalesi
Üç ve rakamla 3) Fakat tabii ki de biz kendisini en çok Suikastçı olarak biliriz! Suikastçılar Birliği’nin Osmanlı ayağındandır ve Osmanlı Suikastçılar Birliği lideri Yusuf Tazim’in en güvendiği arkadaşlarından biridir. Ayrıca sonradan İtalyan Suikastçılar Birliği’nin üstadı Ezio Auditore da Firenze ile de arkadaş olmuştur.
Ezio ile, Suikastçıların amaçları hakkındaki şu acıklı konuşmaları da kayda geçmiştir:
Ezio: We fight to end the fighting. It is a sad irony.
Piri: It will always be an irony, evet. But perhaps one day it will not be so sad.
(Mealen; Ezio: Savaşa son vermek için savaşıyoruz. Ne acı bir ironi. / Piri: Bu her zaman ironik olacak, evet. Ama belki bir gün bu kadar acı olmaz.)
A aa, yoksa bunu bilmiyor muydunuz?
Piri Reis’ten ilham alıp aramaya inanınız, araştırma yapınız ama her şeyi de çok ciddiye almayınız, arada Assassin’s Creed oynayınız. Vesselam!
Sonsöz:
Osmanlı'ya büyük hizmetleri olan Piri Reis'in idamı hep ironik olacak ama Cumhuriyet Türkiye'si ile birlikte bugün artık tüm dünya hatta video oyunları bile itibarını iade ettiğine göre bu ölüm artık o kadar da acı değil diyelim; teselli bulalım.
KAYNAKLAR
1) Piri Reis’in Haritası
2) (agm., 659-664; Koçin, agm., 27-29; Koçin, agm., 27-29; Kültür Gençlik, “Çağını Aşan Bir Harita: Pîrî Reis Haritası”, Kültür Gençlik, 1993, Sayı 23: 30-31; Rasim Güçsav, “Piri Reis'in Ölümünün 400. Yıl Dönümü Münasebetiyle Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Verilen Konferans”, Deniz Mecmuası, 1954, Sayı 406, 24; Tekeli, agm., 673-683; Uzun, agm., 36-42)
CUMHURİYET DÖNEMİ SÜRELİ YAYINLARDA YAYIMLANAN PÎRÎ REİS İLE İLGİLİ MAKALELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

turkcebilim'cilere mühim not: İşler güçler derken Steemit'ten bir süre uzaklaşmak zorunda kalmıştım ve son birkaç gündür artık vaktim olduğu halde nereden başlayacağımı bilemediğim için bir şey yazamıyordum; sayenizde eğlenceli bir dönüş oldu vesselam. Teşekkürler.