

hiçbir şeyin anlamı yok. her şey, hiçbir şey anlatmıyor. hiçbir şey, hiç bir şey anlatmıyor. hatta hiç bir şey, hiç bir şey anlatmıyor. eşyanın üzerinden milyar yıl geçmiş ve hâlâ hiçbir şey anlam kazanmamış, kazanamamış.

ne çoğul ne de tekil olarak anlamlar hasıl oluyor sende ve sen, hiçbir zaman ve hiçbir şekilde ne hüsnüniyetle ne de hüsnütelâkki ile bana yöneliyorsun. tuttuğum sözümdür kalubelâdan beri bir sensin gönlümde ki gönlüm, bir kuş sürüsüdür hiçbir cihette kastî düşmemiştir teltike ki muhatara ise ne garip daim bulunmuştur her bir kuşun ademiyet ile variyet imtihanında.

bu sıralarda tekrar tekrar ve türlü türlü müşkülat ile fetrettir zannedersin üzerime ab inhilâl olur. ab-gir değilim ben ki ab ise ne ab-ı adalettir ne de ab-ı bade-reng; ne abı ciğerdir ne ab-ı çeşm; ne ab-ı hurdenidir ne abı-leziz, ne ab-ı musaffa ki ne ab-ı hayattır ne de ab-ı kevser; ne ab-ı ruydur ve ne ab-ı revan ki boşalır üzerime ben ise bilmem şinak.