benim aklıma yattı.
ama bazen benim aklıma yatanlar bir daha kalkamıyor.
kalkamayınca benim canım sıkılıyor ve diyorum ki:
nerede benim gözlüğüm.
gözlüğümü aramıyorum sakın yanlış anlaşılmasın.
gözlüğüm beni buluyor.
takıyorum gözlüğü ve diyorum ki:
nerede benim kalemim.
kalemim koşuyor bana.
yavaş lan, diyorum; ucun sivri.
kalem bir iki denemeden sonra başlıyor şiirler okumaya.
benim kalemim yazdığı kadar okur da.
okur, okur da okumadığı zamanlarda aklıma hiçbir şey yatmıyor benim.
ben bazen zorla aklıma bir şey yatırmıyorum.
o zamanlarda ise kağıtlar geliyor salına salına.
o kadar narin, zarif kağıtlar geliyor ki incelmemek
kırılmamak elde değil.
kalemlerin zarafeti, mücella görüntüleri gözlerimi kamaştırıyor.
hal böyle iken gözlüğü çıkarıyorum ve diyorum ki:
kalem gel!
gelmez olur mu hiç.
yaz, diyorum yazıyor.
kalem ve kağıt o kadar güzel sevişiyorlar ki ben burada senelerce konuşsam anlatamam.
seneler dedim de aklıma geldi...
neyse seneler deyince benim aklıma yatan bir sürü şey geliyor.
çok uzatmak da bir yerden sonra ayıp olabiliyor bazen.
zaten bunu okuduğunda nedir olum bu diyeceksin.
postumu kirletme filan...
bu sürrealist bir deneme değildir.
dadaist bir deneme de değildir.
deneme hiç değildir.
bu, budur.
bye.
RE: Tryardım Desteklenen İçerikler 3 Haziran 2018