Yasak her zaman cezbeder. Bu genel bir kabuldür. İnsanların içinde ki isyan dürtüsü, bitmek bilmeyen bir başkaldırı isteği doğurur. Fakat bazen, bazı şeylerin sadece isyan dürtüsüyle değil de gerçekten keyif verici olmasıyla alakalı olduğunu düşünüyorum. Mesela şu an Türkiye'de büyük bir çoğunluk esrar tüketiyor. Bu, esrarın yasak olmasıyla yakından alakalı elbette, ama sayı o kadar çok ki insan ister istemez, "ulan acaba çok mu keyif verici" diye düşünmeden edemiyor.
Geçenlerde ara ara kullanan arkadaşıma neden kullandığını sorduğumda, "Abi ben sosyalistim. Benim önder dediğim adam bong yapıyordu." dedi ve karşıma aşağıya bırakacağım fotoğrafı bıraktı.
Kahkaha atınca ben, bir de üzerine "Senin hiç mi saygın yok" diyerek beni azarladı. Neyse üzerine uzun uzun tartıştık ve aslında keyif almak için değil de ideolojisi için içtiğini savundu. Tabi konuştuğumuz her şey ironi barındırıyor.
Madde tüketimi sanatın da içine nüfuz etmiş durumda. Sıklıkla post-modernist sanatçılar tarafından görüyorum ki shop yapılıyor. Bunlardan birini arkadaşım bana attı yine. Konu da benim ultra zeki olmamdan açıldı. IQ seviyemin her gün arttığını ve 270 leri aştığını anlatıyordum. "Hatta o kadar yüksek ki ölçümü bile mümkün olmuyor" dediğimde, arkadaşım Einstein'i ortaya sürdü. Kıyaslama yapsak kaybedeceğini söyledim. Arkadaşım bu söylemim üzerine, "Einstein da senin gibi güzel sigara sararmış" diyerek bahsettiğim görseli attı.
Tek fark ben boş sarıyorken, burada Einstein abimiz dolu sarıyor. Bunun üzerine hayattaki tek yeteneğim olan sigara sarmakla bir kere daha göğüs kabarta kabarta övündüm. Çünkü gerçekten başka yeteneğim yok. He bir de çok bira içebiliyordum. Artık içemiyorum. Çünkü alkol ateş pahası ve ben fakirim.