Yenildim. Feci yenildim. Ağzım burnum yamula yamula yenildim. Yenilmek nedir, nasıl olura örnek teşkil ede ede yenildim. O kadar güzel yenildim ki tövbe ettim. Artık bir daha bir yerimi deldirmeyeceğim.
Geçtiğimiz günlerde tragusu deldirmem ve sonrası hakkında yazmıştım. İş bir piercingten daha çok mücadele boyutu kazanmıştı. En son çıkarmak zorunda kalmıştım fakat hala mücadele edeceğimi dile getirmiştim. Öyle olmadı. Anlatıyorum.
Piercingi çıkardıktan sonra dövmecim "3 gün sonra gel deliği kurtaralım" demişti. Kadının emin konuşması üzerine iltihabın geçeceğine inanmıştım. Kendimden emin bir şekilde, " Seninle işim daha bitmedi Tragus" bile demiştim. Ama o beni bitirdi.
Çıkarma işleminden bir gün sonra durum toparlanıyor gibi oldu. Yoğun iltihap atıyor, tabi bu süreçte de acı veriyordu. Günde 2 saat uyuyabiliyordum. Sonra sancı içinde uyanıyordum. Sanırım, acının diğer bir sebebi de, iltihap sürecinde kulağıma su kaçmasıydı. İkisi birleşince beynim patlayacak gibi oluyordu.
İkinci günün gecesinde, gece kulağımın içinden su akmaya başladı. Sevinerek süreci kucaklıyordum çünkü aktıkça rahatliyordum. Ta ki sabaha karşı akma durana kadar. Sonrası facia.
Akma durdu. Kulak hepten tıkandı. Tragus deliğe doğru şişti. Duyma yetim tamamen kayboldu. İçeride kalan su da iyice baskı yapmaya başladı. Sonrasında hiç uyuyamadım.
O gün (salı günü) iki tane sınavım vardı. 'ta kalmıştım. Heralde ilk defa ben daha erken uyandım o gün. Olayı göz yaşlarına boğularak karşıladı Doc.
Per perişan bir haldeyken ben evden çıktık. Pazar günü acilin verdiği antibiyotiği aldım. 1000 mg'lık ilaç bile fayda etmedi. Kulak damlası da işe yaramıyordu. Zaten kulağın içine girdiğini bile sanmıyorum damlanın.
Ayakta zor duruyordum. Halsizlik, denge kaybı ve ağrı içinde okula gittim. O sınavlara girmem gerekiyordu. ısrarla hastaneye gitmeyi teklif etti. İyi olduğum konusunda direttim ama zerre iyi değildim.
Sınavdan 15 dakika önce sınava girmeme kararı aldım. Aslında bu bir karardan daha çok zorunluluktu. Kafam dik 3 saniye durabiliyordum. İyi kötü hastaneye ulaştım. Çapa'da bakmadılar. Evet, baya baya bakmadılar. Acil kulak burun boğaza gönderiyor onlar da rabdevusuz almıyoruz diyordu. Acınası halime rağmen kontrol dahi etmedi. Ne yalan söyliyim hayatımda kimseye o kadar küfür ve beddua etmedim.
Çapa'dan çıkıp Haseki'ye geçtim. Yakın mesafeydi. Artık beynim uyuşmuştu ve hiçbir şey acıtmıyordu. Haseki'de de kontrol edilemeyeceğimi düşünüyordum. Neyse ki öyle olmadı. Mesleğini yapan nadir de olsa doktor varmış dedim.
Haseki'de hayatımın en acı anlarını yaşadım. Uyuşturma olmaksızın, Tragud'taki iltihabı kesip sıktı doktor. 4 veya 5 tane jiletimsi şey ile iltihabın olduğu bölgeyi çizerek olanca gücüyle sıktı. Dişlerimi ve sedyeyi kırıyordum diyebilirim. Müdahale sonrası antibiyotik ve ağrı kesici yazıp gönderdi.
Her şeyin daha iyi olacağını sanarak bandajlı bir kulakla eve gittim. İlk gün her şey çok iyiydi. Şişlik azaldı, ağrı dayanılabilirdi. Ama sonra yine çirkinleşti. Hiç olmadığı kadar şişerek kulağımı tamamen kapladı. Kulağın içine de yayılacak korkusu ile tekrar acilin yolunu tuttum.
Gittiğim hastane küçük olduğu için işlem yapamayacaklarını söylediler. Bunun üzerine bana en etkili ağrı kesici iğneyi yapmasını istedim. İsteğimi layığıyla yerine getirdi. Hastaneden topallayarak çıktım.
İğnenin akşamında ne oldu bilmiyorum ama tüm pislik dışarı çıktı. Avuçiçi kadar iltihap, sonrasında yine avuçiçi kadar kanlı ilhitap aktı. Perşembe gece olan bu hadiseden sonra şişlik çeyreği boyutuna kadar indi. Şu anda da hemen hemen iyileşti sayılır.
Bir piercing uğruna hayatımdan iki hafta kayboldu. Yaşadığım ızdırap da cabası. Şu saatten sonra üzerine para verseler yine bu topa girmem. Bana ders oldu benim dersim de size tecrübe olsun dostlar.
Başta fotoğrafları paylaşmayıp midenizin akıbetini korumak istedim ama örnek teşkil etsin diyerek paylaştım.