For non-Turkish readers, this post is about Adana (a Turkish town) and its cuisine. No time to translate it to English now, I can translate it later on if anyone is interested though. :)
Bu haftasonu -literally- yemek yemek amacıyla İstanbul'dan Adana'ya uçtuk. Şu an bu yazıyı dönüş uçağını beklerken Adana havalimanından yazıyorum.
"Yediğim içtiğim benim olsun, neler gördüm onu anlatayım"
diyemeyeceğim, çünkü zaten yemek gördük sadece. 🤣
Tarihi Kuruköprü Ocakbaşı'nda yediğimiz kaburga bizi derinden etkiledi. 5-6 saatlik bir pişirme süresi var, dolayısıyla kaburga yiyecekseniz önceden arayıp rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, geleceğiniz saate göre pişirip hazır ediyorlar.
3 porsiyon kaburga ve masadakiler toplamda 95 TL. İstanbul'da lüks bir restoranda sadece 1 porsiyon kaburga'ya 100+ TL ödediğimizi hatırlayınca, bu yemek gezilerinin ne kadar mantıklı olduğu ortaya çıkıyor. Üstelik her şey çok daha lezzetli.
Bu yemek macerası tabii ki sadece kaburga ile bitmedi. Adana'nın adana kebabı, ciğer şiş, ardından levent böreklerini, kaymaklı kadayıfları da yemeyi ihmal etmedik.
Seneye görüşürüz Adana. ❤️