Bir önceki gezi yazımda Ankara Kalesinden bahsetmiştim. Ancak bahsetmediğim bir yer vardı, fotoğraflarını çekmeme rağmen yazısını hazırlamak nasip olmadı. Burası Tarihi Pilavoğlu Han Çarşısı.
Ankaralı olmama rağmen benim bile bilmediğim bir yer varmış dedirtti. Yer olarak Ankara kalesinin hemen karşısındaki sokak da yer alıyor. Bir önceki yazımdan Ankara Kalesine nasıl gidilir öğrendikten sonra buraya da uğrayabilirsiniz.
Bahsettiğim sokağı aşağıdaki resimde görebilirsiniz. Her şey gayet normal gözüküyor. Sağ tarafta Rahmi Koç Müzesi ve sola doğru meyil eden bir yol. Ama bu yer, konum olarak resmen kör nokta diyebileceğim bir noktada. Yani inanıyorum ki önünden geçseniz dahi fark edemeyebilirsiniz.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Bu sokaktan devam ediyorsunuz. Bahsettiğim yer tam olarak Rahmi Koç Müzesinin çaprazında kalıyor. Aşağıdaki resimde kırmızılı dükkanı geçtiğinizde yol sağa meyil ettiğinden bakmayacağınız sol noktada.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Girişi aşağıdaki gibidir, Resimde büyük gözükse de aslında çok da büyük değil, ufak bir girişi var. Tabelada Cafe, Shop, Atölye dese de insanda müzeye girer bir hava bırakıyor.
Niye bende bu havayı bıraktığından bahsedeyim. Böyle mağaraya girer gibi girdikten sonra ileride küçük bir meydanı andıran bir boşluğa çıkıyorsunuz. Her tarafta garip atölye isimleri bulunuyor. Atölye dediysem de aslında içindekiler satılma niyeti ile konulmuş şeyler. Sanatsal bir insansanız ilginizi çekecek oldukça fazla şeyler bulabilirsiniz. Bense olaya ne garip şeyler edasıyla yaklaştım.
Ayölyedekiler satış amacı ile konulmuş şeyler olsa da sahiplerinin o düşüncesini çok hissedemiyorsunuz. Bu da sizde gezip göreceğiniz müze vari bir hava bırakıyor.
Girişin içinde dahi sağlı sollu atölyelere rastlamak mümkün. Girişteki atölyelerden çektiğim kareleri aşağıda bulabilirsiniz :

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Bu da I.Dünya Savaşından kalma mühimmatlarımız :P

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Girişteki atölyelerin içinden bir kare :

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Ve nihayet bahsettiğim meydana geliyoruz. Görüldüğü gibi çok büyük olmasa da yoğunluk oldukça fazla. Bu meydanın etrafında da genel itibariyle atölyelere rastlıyorsunuz. Resimde gözüken merdivenlerden yukarı çıktığınızda bir daire etrafında yan yana yer alan atölyeleri görmeniz mümkün.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Her atölyeye girmedim. Girdiğim atölyelerden bazılarının fotoğrafları aşağıdaki gibidir. Aşağı kattakilerde yoğun boya kokusunu almasanız da üstte olan atölyelerde bu kokudan bayılabilirsiniz.
Aşağı katta olan bazı atölyeler :

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Aşağıdaki görselleri eşarp diye geçmeyin, üniversite hocası edasıyla yapan bir bayanın ellerinden ebru sanatı ile çıktığından fiyatları oldukça yüksek.
Şaka bir yana göreceğiniz görsellerdeki ürünlerin çoğu bana oldukça pahalı geldi. Bunun sebebini hem el yapımı olmasına hem de turistlerin geldiği bir bölge olmasına veriyorum.
Dükkan ufak olduğundan her kareyi almaya çalıştım. Umarım ilginizi çeken bir şeylere denk gelirsiniz.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Bundan sonraki dükkanımız bir antikacı. 1960-80 lerden kalma elbiseler, porselenler, resimler, ayakkabılar, fotoğraflar, sayamayacağım dolu şey yer alıyordu. Hatta dükkan küçük olmasına rağmen resmen sığdırmak için istiflenmiş bir haldeydi. Tek kişi olmama rağmen rahat hareket edemiyordum düşünün. Sanki birileri ev taşıyacak da malzemeleri geçici süre o dükkana bırakmış gibiydi. Daha fazla uzatmadan fotoğraflara geçelim :
Kapıdaki anahtarlara dikkat :) Taşınan evlere aittir !..

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Şu plağa ne demeli :)

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Ya şu perde ve fotoğrafa :) Korku filmlerindeki sahneler aklıma geldi bir an. Olur ya evin büyük büyük büyük babası korkunç bir cinayete kurban gitmiştir :P

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Bebek arabamız :)

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Gazete olmadan olmazdı :

Okumak isteyenler büyütebilirler :)
Çocuk ayakkabısı :
Ve son olarak elbise dolabı :.. Niye hep bayan kıyafetleri var diyenlere, erkeklerinki yoktu diyebilirim. Demek ki bayanlar her dönemde aynı oluyor :)

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Dükkanda yok yoktu ama dediğim gibi her şey istifli olduğu için en düzgün çıkan kareler bunlardı. Devam edelim. Bu ve buna benzer dükkanlar var, bu sadece örnekti. Han'ın iki katlı olduğundan bahsetmiştim. Üstten çekilmiş bir kareden han'ı kafanızda canlandırabilirsiniz diye düşünüyorum :

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Aşağı katta sıkıldığım için üst katta buldum kendimi. Üst kat oldukça tenhaydı. Mühendislik fakültelerindeki boş koridorları andırıyordu. Tek fark arada gördüğün kişilerin erkek değil bayan oluşuydu :) Bayanları da görmeniz gerekiyor. Sanki atölyeden değil laboratuvardan çıkıyorlardı. Arada size "bunların burada ne işi var" bakışı atmaları dışında insanı rahatsız eden tek şey yoğun boya kokusuydu.
Neyse fotoğraflara geçelim.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Aşağıdaki malzemeler de atölyede duranın söylediğine göre çok satılıyormuş, turistler çok alıyormuş, nedenini anlamadım. Neyse beğenen birileri olur diye fotoğraflarını çektim :

Resimlerin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük halini görmek ister misiniz bilmiyorum ama isteyenler tıklayabilir.
Üst kattaki dükkanların çoğu kapalıydı. Sanki insanlar hobi amaçlı kendilerine açmış gibiydiler. Aktif olanlarda vardı elbet ama ilgi alanıma girmediğinden girmedim. Koridorda dolandıktan sonra çıktım. Koridordan kareler ise aşağıdaki gibidir :

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Üst katta bir tur döndükten sonra dar bir çıkış merdiveni sizi bekliyor. Sonrasında aşağıdaki gibi sizi yine dükkanlar karşılıyor.

Resmin büyük hali için tıklayınız.
Han'ın küçüklüğünden ve tıkabasa doluluğundan sonra yeryüzüne çıktığımızda ilk dikkatimi çeken hanın çaprazında bulunan plak dükkanı oldu. Sonrasında Rahmi Koç Müzesinin önündeki ilgimi çeken yapıt.

Plakların fiyatlarını merak edenler resmi büyütebilirler.
Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.
Kaynak belirtilmeyen görseller a aittir. / Pictures that don’t have any source belongs to
.
Posted from my blog with SteemPress : http://etasarim.cloudaccess.host/09/05/2019/tarihi-pilavoglu-han-carsisi-gezi-yazilari/