Çocuğun en değerli öğrenme ve kendini keşfetme alanlarından biriside oyundur. Çocuklar oyun sırasında sosyal yeterliliklerini ve duygusal olgunluklarını geliştirirler. Yani, oyunlar çocuğun sosyal gelişiminde geniş bir yer kaplar. Bir atasözünden örnek verecek olursak "oynamayan tay at olmaz."
🌹Çocuklar oyunlar sırasında kendilerine verilen rollere göre sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini pratik ederler. Ayrıca oyun içerisinde bulunan diğer arkadaşlarının duygularını da tanırlar.
🌹 Oyun sırasındaki oyuncak ve deneyim paylaşımı, sırasını bekleme gibi önemli bir takım davranış biçimleri gelişir.
🌹 Oyunun mekânı veya oyunun kuralları konularında tartışarak başkalarının bakış açılarını da deneyimlerler ve ortak bir paydada buluşmak için işbirliği yapma ve problem çözme davranışları gelişir.
🌹 Duyguları yönetebilme ve ifade edebilmeyi sağlayan oyunlar çocukların duygu gelişimine katkı sağlar. Özellikle evcilik gibi rol üstlenme oyunları, çocuklara olumlu ve olumsuz duygularıyla ilgili sesli düşünme fırsatı tanıdığı için duygularını yönetme fırsatı tanır.
🌹Ayrıca, oyunlar çocukların sadece sosyal ve duygusal gelişiminde değil, fiziksel gelişiminde de etkilidir. Oyunlar, çocukların ince ve kaba motor kabiliyetlerini geliştirmelerine ve beden farkındalıklarının artmasına olanak tanır.
🌹Oyunlar sırasında çocukların bedenlerini kullanması onları fiziksel olarak da kendine güvenen ve kendinden emin olan bireyler haline getirir. Örneğin, ip atlamayı başardığınız günü düşünün. Birkaç başarısız denemeden sonra atlamayı başardığınız için kendinize güveniniz artmış ve kendinden emin olma duygusu oluşmuştur.
🌹Ayrıca aktif hareket içeren oyunlar (saklambaç, yakalama oyunu, köşe kapmaca gibi) çocukların enerjilerini atmalarına ve kaslarının güçlenmesine katkı sağlar.
🌹Bunların dışında oyunlar, çocukların yaratıcılıklarının gelişmesine yoğun olarak etki eder. Yaratıcı düşünce ve yaratıcı düşünceleri ifade etme öğrenmede ve çocuk gelişiminde önemli bir role sahiptir. Sigmund Freud (1958) çocukların oyunlarda yaratıcı bir yazar gibi davrandığını ve kendi dünyalarını yarattıklarını ya da kendi dünyasında var olan şeyleri kendi hoşlanacağı bir biçimde tekrar düzenlediğini ifade etmiştir.
🌹Son olarak, oynamak başlı başına yaşama sevinci ve mutlulukla doğrudan ilgilidir. Oynamak, çocukların hem bedenini hem de düşüncelerini harekete geçirir ve yaşamlarına canlılık getirir.
🌹 Alman şair ve oyun yazarı Hebbel’in de dediği gibi "Oynayan çocuk; canlılığın ve sevincin sembolüdür."
Yorumlarınızı bekliyorum☺💞