Ortak değerler ve gelenekler : Bu unsurun insanların bir arada yaşamasını sağlayan çimento gibi olduğunu düşünen Konfüçyüs, insanların uygun davranış ve terbiye kuralları çatısında bir araya gelmesini önermektedir.
Diğer insanlara değer vermek : Bu aslında altın kuralının anahtarı sayılabilir. Başkalarına asla yapmaman gereken şeyler, kendine yapılmasını istemediklerindir.
Toplumda paylaşılan rol ve statülerin sorumluluklarını taşımak : Aile içerisinde çocukların anne-babalarına karşı bir takım görevleri olduğunu düşünür. Aynı şekilde toplumda iktidar sahibi olanların düzgün bir şekilde gerçekleştirmesi gereken vazifeleri vardır. Örneğin; iktidardaki biri, yönetene duyulan saygıya karşılık, güvenilir ve çalışkan olmalıdır.
Altın kural
Birçok dini ve ahlaki sistemin farklı altın kuralları vardır. Altın kural bazen Hıristiyanlıkta olduğu gibi pozitiftir. “Sana nasıl davranmalarını istiyorsan, sen de başkalarına öyle davran.” Konfüçyüs ise bunu bir yasak gibi formüle eder: “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkalarına yapma.”
Çok rağbet gören bir söz olsa da bu altın kuralın birçok karşı tezi vardır. Mesela diyet yapan şişman bir adam düşünelim. Bu kişi kendisine kilo aldıran bir yemek ikram edilmesini istemez. Oysa Konfüçyüs’e göre düşünürsek, şişman adamın karşısında bir başka açlıktan ölmek üzere insan olsa bile yemek ikram etmemesi gerekir. Çünkü şişman adam kendisine yapılmasını istemediği eylemi bir başkasına da yapmamalıdır.
Ya da bir doktor düşünelim. Ölümcül bir hastalığa yakalandığında gerçeğin kendisine söylenmemesini yeğliyor olsun. Yine Konfüçyüs’ün altın kuralı gereğince, bu doktorun hastaları gerçeği öğrenmek isteseler bile doktorun bu haberi vermemesi gerekir. Aynı şekilde bu örnekte de doğru bir sonuç çıkmamaktadır.
Alternatif Düşünelim
Peki, bir kuralı yanlış yorumlamış olamaz mıyız? Belki de şöyle düşünmemiz gerekir: Şu andaki durumumuz ve arzularımız çerçevesinde, bize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkasına yapmamalıyız demek yerine; eğer başkasının yerinde olsaydık ve başkasının arzularını paylaşsaydık bu durumda bize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına yapmamalıyız denmelidir. Bir nevi empati yöntemi uygulayarak yorumlanabilir.
Kuralın bu alternatif yorumu, ilk iki karşı örnekten kurulmamıza yardımcı olur. Böylelikle kural, diyet yapan şişman adamın aç olana yemek vermesini yasaklamaz. Çünkü şişman adam kendisi aç olduğunda ona yemek verilmesini isteyecektir. Doktor örneğinde ise, eğer hastalar gerçeği öğrenmek istiyorlarsa yine bu alternatife göre gerçeğin söylenmesini yasak kılmaz.
Tabi bizim bu durumu Konfüçyüs üzerinden düşünüp yorumlamamız gerekirse şunu da göz önünde bulundurmamız gerekir. Döneminin toplumsal ve siyasal düzensizlikleriyle başa çıkmak üzerine pratik bir felsefe geliştiren Konfüçyüs, siyasetle ilgilenip adalet bakanlığı yapmış ve bakanlığı döneminde suç oranının düşürülmesine de katkı sağlamıştır.
Özetle sevgili meraklı dostlarım, hepiniz başkasısınız ve başkaları hepinizsiniz. Afiyet olur dilerim.