Bu postta yararlı hiçbir şey yoktur. İçimi dökmek adına yazdığım bir posttur. Okumanız zaman kaybıdır, bilginiz olsun.
Bu fotoğrafı kameramın açık olduğu bir an birdenbire çekivermişim. Genellikle hayatımın en önemli şeyleri birdenbire oluyor. Birdenbire öldü en sevdiğim. Birdenbire bambaşka bir çevreye geldim. Birdenbire aşık oldum. Birdenbire aldatıldım. Sonra yeniden birdenbire aşık oldum. Birdenbire kalbim de kırıldı kalp de kırdım. Hepsi benden bağımsız oldu. Hayatımın kontrolunu asla elime almıyorum. Bana bakıp çok güçlüsün diyenlere içimden 'has...r' diyorum, dışımdan dediğim de oldu. Çünkü ben güçlü biri olsaydım hayatımın kontrolünü elime almaya da gücüm olurdu. Özgür düşünürüm, özgür yaşarım. Ama en önemli kararlarımı alırken kafamın karışmasına çok izin verdim. Kendim için olumlu kararlarım bir elin parmaklarını geçmez. Sinirli bir insan olmak bana yakışmıyor mesela ama ben bunu bile törpülemeye çalışmıyorum. Çünkü ben kendim için iyi şeyler yapmam.
Şöyle bir cesaret gelse, bir doğru olsam da kendime gelsem. Kendime iyi davranmayı öğrensem, kendimi sevmeyi başarabilsem de ondan sonra başkalarını sevmeye çalışsam.
Bir ara vücuduma iyi bakıyordum, kendimi tiyatrolara götürüyordum, kişisel gelişimime önem veriyordum, hobi ediniyordum. Sonra yeniden uyuşuk oldum. Çevremde herkes böyle. Çevremi değiştirmekte işe yaramadı. Dönem dönem gaza gelip iyi şeyler yapmaya başlıyorum sonra pat en devam etmem gereken yerde duruyorum. Bunları neden yazdım bilmiyorum. Belki yazıp daha sonra okursam gaza gelirim belki ne boş konuşmuşum der işime dönerim. Ama umarım artık gaza gelirim de hayata gülümseyerek bakabilirim. Negatif olmayı seviyorum ama böyle de yaşanmıyor sanırım. Kendime gelmem lazım ama kendimi bulamıyorum.
Keşke biraz ölmesem.