Ömrümün bir döneminde duvar yazılarına kafayı takmıştım. Özellikle komikli olanlar ile epey eğleniyorum. Bu youtube linki olan duvar yazısını ilk gördüğüm zaman bir miktar depresyondaydım. Linki merak ediyordum ama onu yazmaya da üşeniyordum.
Temizlik konusunda takıntılarım vardır. İnsanlarla kavga ettiren bir takıntı bu. Dağınık bir alanda huzur bulamıyorum. Etrafı toplarlayıp temizlik yaptığım zamanlar aşırı keyif alıyorum. depresyona girdiğim zaman yerimden asla kalmak istemiyorum etrafı bok götürse umurumda olmuyor ki zaten o hale ben getirmiş oluyorum.
Yine böyle bir dönemin ortalarında linki yazmak ile yazmamak arasında gidip geliyordum. Bir şeyleri merak ediyorum hala yaşam belirtisi var ama bu kadar devamını getiremiyorum. Her neyse bir süre sonra linki unuttum. Kalktım duşumu aldım, etrafı toparladım, depresyona veda etmeye hazırlandım. Gülümsemeye başlamıştım. O sırada zalım link yeniden düştü aklıma. E neymiş bakayım diyerek yazdım linki. Karşıma bir şarkı çıktı ve tıkladım. Daha önce dinlediğim bir grubun o zaman kadar dinlemediğim bir şarkısı. Keşke link karşıma çıkmasaydı dedirtti. Yeni çıkmış olduğum depresyona tekrar kucak açarak bu şarkının linkini duvara yazan insanın acısına ağladım. Sonra ben buna niye ağlıyorum ki diyerek bir daha ağladım. Ağlamayı hiç sevmem. Ama şarkı tercihi bunu duvara link şeklinde yazmış olan kafayı tanımadan sevdim her dinlediğim de ise o tanımadığım insanı düşünürüm.
Buyrun efenim aşk acısı çekiyorsanız içli içli ağlatan şarkımız: