Merhaba herkese :) Bugün aile dostlarımızla beraber gittiğimiz Beypazarı gezisini paylaşmak istedim.
Ankara kalabalık ve boğucu bir yer.Alışveriş merkezleri,cafeler bizleri boğuyor.Ancak aileler de sadece pazar günleri boş olduğundan uzak bir yere yolculukta yapamıyorlar.Çünkü adamın ya da kadının bir günü var ve bunu kişisel bakımına mı ayırsın,dinlenmeye mi ayırsın,çocukları varsa ona mı ayırsın bilemiyor.Beypazarı Ankara'ya yakın ve doğası havası harika olan bir yer.Bizim ailede mangalcı.Dağlık çayırlık çimenlik yer olsun yeter diyorlar :)
İlk olarak Beypazarı'nın harika bir çarşısı var.Otantik anlamda ne ararsanız bulursunuz.Çarşıyı gezerken karnınız kesinlikle doyar.Beypazarı kurusu diye küçük küçük kurabiyeleri var ve dükkanların önünde ikram dağıtan insanlar var.
(Bu ben kardeşim ve aile dostumuz :) )
Beypazarı'nın geçim kaynağı ilk olarak kendi adını taşıyan maden sularının olması.Hatta öyle güzel bir şey yapmışlar ki,herkes yararlansın diye maden suyu akan bir çeşmesi bile var.Eve giderken bir kaç şişe doldurduk :) Ticari amaç gütmeyen her şeyin hayranıyız.
Çarşıya girdiğinizde lokumcular,takıcılar,bakırcılar ne varsa buluyorsunuz ve her şeyin fiyatı çok uygun.
(Kardeşim poz verirken babam bundan faydalanmak istemiş herhalde :)))
Beypazarı'nın bir diğer meşhur şeyi de 'havuç'. Her yer havuç suyu satıyor.Hatta tam göbeğe de heykelini yapmışlar :)
Biz meraklandık tabi bu havuçların kaynağını merak ettik.Yakınlarda bir havuç suyu fabrikası vardı bir girelim dedik.Havasından mı suyundan mı nedir,böyle tatlı havuç yememişsinizdir :) Bu fabrikada havuçlar temizleniyor,paketleniyor sonra direk suyu sıkılacak hale geliyor.Mis gibi doğal vitamin kaynağı.Gözlere çok iyi geliyormuş.
Çarşının az ilerisinde meşhur Beypazarı evleri var.Orada hiç bir şeyi bozulmamış sadece heykelcikler yerleştirilmiş Yaşayan Müze denilen bir müzeye girdik.Müzenin girişinde bir rehber size müzeyi anlatıyor ve siz sonra gezinize başlıyorsunuz.Pür dikkat dinlerken :)
Sadece anı yansıtan bir poz vermek istedim :)
Müze denilen yer aslında zamanında bir ailenin yaşadığı bir konak.Her yerinden ayrı bir şey çıkıyor.Çatısında halı dokuma aletleri bile vardı.
Müzeden çıkıp Beypazarı'nın 20 30 km sinde pek çok insanın bilmediği bir yer var.Büyük bir çiftlik.Çifliğin sahibi bütün varını yoğunu satıp burayı yapıyor.Çiftlikte ikişer katlı tahta evler bulunuyor.Dağların ortasında tam bir kafa dinlemek yalnız kalmak için oluşturulmuş bir alan.
Güzel bir doğa yürüyüşü,temiz hava,ailecek mangal felan derken haftaya güzel ve dinç bir şekilde başlıyorsunuz.
Umarım güzel bir Beypazarı tanıtımı yapmışımdır.Daha görülecek çok fazla yeri vardır elbet.O kadar güzel bir ülkede yaşıyoruz ki her yerin ayrı bir özelliği ve güzelliği var.Ankara'nın küçük bir ilçesi işte bu kadar sakin ve tatlı :)
Kendinize iyi bakın ve hayat kısa; planlar yapmayı ve keşfe çıkmayı unutmayın :)