Hayatım boyunca yaptığım hiçbir şeyin devamını tam olarak getiremedim. Bu hiçbir şeylerin arasında en fazla devam edebildiğim tek şey ise günlük yazmaktı sanırım.
Günlük yazmak deyince aklınıza hemen "Bugün Ayşe bana küstü", "Ahmet'le kavga ettik", "Abimle dağlara gezmeye gittik" gibi şeyler gelmesin. Çünkü ilk kurduğum cümlenin en önemli delili yazdığım günlükler.
Her gün düzenli olarak o gün, sonraki günlerde veya gelecekte ne yapacağımı, ne yapmak istediğimi, neyi başarmak istediğimi yazıp dururdum.
Mesela ilk cümleler benim günlüğümde şu şekilde yer alabilirdi:
Dün Ayşe bana saçını çekmememi söyledi, bir daha yaparsam küsecekmiş. Bugün yine Ayşe'nin saçını çeker gibi yapacağım ve tam bana kızıp bağıracağı sırada diğer elimdeki parlak tokayı saçına takacağım. Sonra bana kızdığına pişman olacak ve teşekkür edecek.
Üst sınıflarda Ahmet diye bir artist var, kendisini buranın kabadayısı zannediyor. En yakın arkadaşım Mehmet'le de aynı sokakta oturuyorlar. Küçüklüğünden beri onu azarlar, kovalar, oyunlarını bozarmış. Bu huyunu burada da devam ettirmeye çalışıyor. İlk sefer benim yanımda böyle davranınca aralarındaki muhabbeti bilmediğimden karışmak istemedim ama sonrasında gördüm ki Ahmet de bu durumdan hiç hoşlanmıyor. Bana yaşadıklarını ve ona olan nefretini anlattı. Eğer bir daha aşağılamaya kalkarsa Ahmet'i bir güzel döveceğim.
Köyümüzde zamanında Rumlar yaşarmış, eski taşlardan yapılmış okulları, hastaneleri falan da varmış ama zamanında burada çok büyük depremler olup yaptıkları binaları yerle bir etmiş. Onlar da zamanla buralardan uzaklaşmışlar ve söylentiye göre geride unuttukları birçok küp bırakmışlar. Kimisi de o küplerin depremlerde ölenlere ait olduğunu söylüyor. Geçen akşam amcamın anlattığı hikayeye göre bir hazinenin yerini yaklaşık olarak biliyorum sanırım. Bu hafta sonu o hazineyi bulmak için abimle dağlara gideceğiz.
İşte bu şekilde ben genelde olan olayları değil olacakları anlatmaya çalışırdım.
Bu seride de arada sırada biraz geçmişten, biraz gelecekten anlatımlar yapmaya çalışacağım.
Yazdıklarım bu şekilde olaylarla sınırlı değildi elbette, sürekli yeni proje üretip dururdum. Çoğunu hayata geçirmeden bir başkasına geçerdim. Bunu iyi bir şey gibi söylediğime bakmayın aslında hiç de iyi bir huy değil bu.
Yapmak istediklerimi yapsaydım şöyle olurdu, böyle olurdu da demeyeceğim.
Bir işi bitirmeden diğerine geçmeyin. Ben fazla detaycı ve fazla planlı programlı olmaya çalışırken iş işten geçmiş olabiliyor.
Kıssadan hisse işte günlük, kusura bakma başta "merhaba günlük" diyemedik. 😅