Bazen kendimi hapishanede gibi hissediyorum, çoğu vaktini bilgisayara karşısında geçiren biri olarak. Gün içinde dışarıya bahçeye volta atmaya çıkmasam iyice kapalı kalıyorum burada.
Haftada 2-3 gün birkaç saatliğine de olsa kendimi şehir dışına atmasam herhalde kafayı yerdim.
Zaten bazen kafayı yediğimi de düşünmüyor değilim.
Dışarıdan bakınca oh ne güzel evinde rahat rahat çalışıyor, istediği zaman istediği yerde bilgisayarını açarak işini takip ediyor gibi görünsem de bazen çok sıkıcı geliyor bu bana.
O yüzden gün içinde bazı aralar vermeye başladım kendime:
- Daha önceden bahsetmiştim, spor yapıyordum düzenli olarak günde 1 saate yakın ama Ramazan ve il dışı işlerimden dolayı ara vermiştim, verdiğim 2-3 kiloyu da tekrar geri almışım.
ile yarışa girecektik ama ben yoğunluğumdan dolayı kaçırmışım onun içeriğini.
O zaman tekrar başlıyoruz, Ramazan'da sporla desteklersek bunu daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde kilo verebiliriz sanırım.
Kaç kilo verdiğimiz değil aslında amaç sağlıklı ve fit olabilmek. 2 ay içinde 85 altına düşeceğimi düşünüyorum. Son tarihimiz ne zaman :))
- Yeni bir yabancı dil öğrenmeye başlıyorum ama bir yandan da İngilizcemi daha iyi seviyelere getirmem gerektiğine karar verdim. Telefona Duolingo uygulamasını indirdim ve günlük olarak ortalama 1 saat çalışarak kendimi geliştirmeyi düşünüyorum.
Malezya'nın ana dillerinden biri de İngilizce, işimi büyütürken de lazım olacak.
Bir yandan da Japonca öğrenmeye başlıyorum. Önceleri 300-400 kelime civarında öğrenmişliğim vardı ama kullanmayınca unuttum. Tekrar öğrenmeye başlayayım diye düşündüm.
- Bir de ara vermeden önce bir düzene gireceğimden bahsetmiştim. İçeriklerim için bir düzen oluşturmaya başlıyorum bugünden itibaren. Hepinize iyi çalışmalar.
Sayonara 😇