Edip Cansever'in uzunca güzellikte bir şiiryle
Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka
İnsan olmanın çaresizliğini bu uzunca şiirinde şair en güzel bir şekilde dile getirmiş. İnsan olmak anlaşılmak değil midir? Ee o zaman insan anlaşılmalı. Ama bu bazen pek de kolay olmuyor. Ama yapacak bir şeyimiz de yok. O zaman ne gelir elimizden insan olmaktan başka...
Sonra içimizde kadınlar kurur geçtiği kadın kokusu anlarında... İçimizde güneşler kurur....
ve sorundur insan olmak.. Şuram ağrıyor, başım dönüyor sonra ellerimizin yalnızlığında avuçlarımız sızlar
hatta yanar da avuçlarımız yine de ne gelir elimizden insan olmaktan başka...
Ve korkunçtur insan olmak, içinde ölüm taşır, belki denize atılmış belki türbeye gömülmüş ölüye gebe.
Yine de elimizden insan olmaktan başka hiçbir şey gelmez, korkunçluğun kıyısında...
Bir bilinmezliktir insan olmak. Yaşamı sorgulamaktır, aramaktır; evet evet arayıştır. Bulup bulamayacağımız şüpheli bir arayıştır.
Sonra anlaşılamak mı yalnızlık mı...
Ne gelir ki elimizden.
Kaç kere yalnız, ama kaç kere yalnız, gene kaç kere insan olmalarımla
Yalnızlıktan bunalmak eve kapanmak, evde koskocaman deniz bulmak, sonra eş dost ile koyu bir sohbet, Ne diyorum ki tavana... Rakılar, bulantılar, kusmalar ve kadınlar...
Sonra biraz müzik ve iskambil...
Dört kişiyiz!
– Hayır on!.
– Bin kişiyiz!
– Bana kalırsa..
Ne kadarcık bir fark var bizimle bütün insanlar arasında?
Evet anlamadım. Ama boş veriyorum. Ne çıkar siz bizi anlamasanızda
Hiçbir şey çıkmayacak. Zaten şu yaştan sonra hangi kadın beni sevecek. Hangi kadın gözlerimi düşünecek. Sadece ben mi? Ya korkularım. Ya başkaları başkalarını da sevemez olursa? Hİi o zaman yandık. Yaşlı kadınlar en erkek boyutunda kendisiyle çiftleşebilir. Belki bu bir kıyamet sahnesi gibi ama yine de ne gelir elimizden insan olmaktan başka?