İş Kanunu’nda yönetim hakkının tanımı ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak Borçlar Kanunu’nun 399. maddesinde; “İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve onlara özel talimat verebilir.” şeklindeki ifadesi hüküm altına alınmıştır.
İş hukukunda, İş Kanunları ve iş sözleşmelerinin nitelikleri gereği iş ilişkisi içerisinde ortaya çıkabilecek her türlü soruna mutlak anlamda çözüm getirmeleri mümkün değildir. İş sözleşmelerinde, işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisi ana hatları ile belirlenmekte, ayrıntıya yer verilmemektedir. Çoğu zaman da iş ilişkisinin ortaya çıkaracağı bu ayrıntıların önceden belirlenmesi olanaksızdır. İş sözleşmelerinde ortaya çıkan bu boş alan işverence yönetim hakkının kullanılmasıyla doldurulur.
İşverenler, yönetim hakkını iş sözleşmeleri ile genişletebilir. Ancak bunu yaparken kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı genişletme yapamazlar.
İşverenin yönetim hakkına örnek verecek olursak çalışma saatlerinin başlama ve bitiş saatleri ve yıllık izinlerin ne zaman kullandırılacağının belirlemesi vb. talimatlar sayılabilir.
İşçinin, işverenin talimatlarına uyması iş görme borcunun sonucudur. Sadakat borcu üzerinde herhangi bir hakkı yoktur.
Yönetim hakkının sınırları
Yönetim hakkı çalışma koşullarını belirleyen kaynaklar hiyerarşisinde en alt sırada yer alır. Bu kapsamda üsteki kaynak alttaki kaynağı sınırlandırır. Anayasa, yasa, toplu iş sözleşmesi, iş sözleşmesi, iç yönetmelik, işyeri uygulaması ile düzenlenmiş bulunan konularda yönetim hakkının uygulanma olanağı yoktur. Ayrıca işveren yönetim hakkı kapsamında işçinin iş sağlığı ve güvenliğini tehlikeye düşürecek bir talimat veremez.
İşçinin talimatlara uymaması ve işverenin hukuka aykırı talimat vermesi
İşveren yönetim hakkını hukuki sınırlar içinde kullanmalıdır. İşçi de işverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatları dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymakla yükümlüdür. Bu talimatlara uyman işçiye disiplin cezası veya İş Kanunu’nun 25/ II. maddesi gereğince haklı sebebe dayalı olarak iş sözleşmesi feshedebilir.
İşverenin verdiği talimatlar hukuka aykırı olması durumunda işçi bu talimatı yerine getirmek zorunda değildir. Talimata uymayan işçiye herhangi bir yaptırım uygulanmaz. İşveren hukuka aykırı olarak verdiği talimatta ısrar ederse işçi İş Kanunu’nun 24/ II. maddesi gereğince haklı sebebe dayalı olarak iş sözleşmesini feshedebilir ve işveren işçiye tazminat ödemek zorunda kalabilir.