Source
Hangi yılda olursak olalım değişmeyen bir “geçmiş özlemi” var. Nerede o eski bayramlar klişesinden tutun da, yeni nesil çok bozdu sitemine kadar uzanan geniiiiş bir skala. Sanki eskiden her şeyin tadı bir başka, yeşiller daha yeşil, insanlar daha iyi kalpli miydi?
Peki ya eski aşklar? Hani köşe başında bir dakikacık karşılaşmak için saatlerce beklenen o zamanlar... Mektuplar... Pastane buluşmaları ve dahası... Şimdi en fazla storyleri gözden geçiriyoruz o baktı mı diye, değil mi? Hayır bu sanıldığı gibi eski aşklar ah vah tadında bir yazı olmayacak çünkü zaman değişse bile bazı duygular asla eksilmez, sadece kılık değiştirir. Mektubun yerini mesaj, mesajın yerini görüntülü konuşma, onun yerini de başka bir şey alabilir. Fakat heyecan, tutku ve bekleyiş aynı kalır. Önemli olan teknolojinin ilişki katili olmasına izin vermemek. Eğer ilişkinize siz sahip çıkmazsanız kimse çıkmaz ve takvimler bunu umursamaz... Günün birinde çöpün kenarına atılmış siyah beyaz bir fotoğraf olursunuz.