15 günlük Almanya'da yaşadığım tecrübeleri yazmak istedim. Aslında bu Almanya'ya ikinci kez gidişimdi. O yüzden bu sefer daha tecrübeliydim.Yolculuk İstanbul Havalimanından başlamıştı. Önceleri kızmıştım Havalimanına nasıl Atatürk adını vermezler diye.Ama şunu fark ettim ki İstanbul havalimanına eğer İstanbul adını vermeselermiş kimse İstanbul'da olduğuna inanmazmış. İstanbul ile alakası olmayan havalimanımız gerçekten büyük ve güzel olmuş. Ama eksikleri yok mu kesinlikle var ama inanıyorum ileride bunlar giderilir. Neyse Frankfurt havalimanına indik ve Almanya maceramız başladı. Şunu belirtmeden edemeyeceğim THY gerçekten dünya markası olduğunu birkez daha anladım.İlk gün Frankfurt'ta kalmaya karar verdik. Havalimanına indiğimiz zaman İkinci dilin Türkçe olduğunu gördük.Sadece Türkçe konuşarak çok rahat işlerinizi halledebiliyorsunuz. Araba kiralamak için Avis'e gittik çalışanlar Türk olduğu için sıkıntı yaşamadan arabayı kiraladık ama işin ilginç yanı arabayı teslim almaya gittiğimiz zaman kaybolur gibi olduk birilerine sorma ihtiyacı duyduk. İki tane görevli vardı ingilizce Avis in yerini sorduk anlamadılar.İçlerinde birisi Türk müsünüz diye sordu. Ama soran kişi Türk değildi ona rağmen bozuk bir Türkçe ile yolu tarif etti. O zaman kesinlikle Frankfurt havalimanında Türkçenin İngilizceden daha güçlü olduğunu anladık. Şehir merkezine gittik önceden rezerve ettiğimiz otele vardık. Sonra birşeyler yemek için dışarı çıktık . Yolda konuşanların yarısı Türkçe konuşuyordu. Tam Tren istasyonun karşısındaydı otel. İşin ilginci Sokağın başında Ziraat Bankası vardı. Neyse caddeleri dolaşırken bir caddeye girdik bu caddede bütün yazılar Türkçeydi. Nazar Marketten Altınbaş kuyumculuğa kadar Turkcellden heryerde karşılaşacağımız dönercilere kadar herşey Türkçe. Hemen aklımıza İlyas Salman'ın filmi geldi. Dedik yeni havalimanı ayağına kesin bizi Atatürk limanına indirdiler. Şu an Bakırköy'de dolaşıyoruz. Şaka bir yana Türkçe her köşede görüyorduk.Türklerin Almanya'da etkisini daha nasıl görebiliriz diye düşünürken sabah kalktık resepsiyondaki eleman bizi görünce Türkçe konuşmaya başladı kendisi İranlıymış. Daha doğrusu İran Azerisi ama 30 yıl dır Almanyada olmasına rağmen Türkçeyi hiç unutmamış. Kahvaltı için yer ararken simit dünyası gördük dedik en güzeli ve en ucuzu simit çay yapalım dedik. Bildiğiniz İstanbuldaki simit dünyasından farkı yoktu. Tek fark ilginç bir şekilde çalışanlar Almandı. Türkçe bilmemelerine çok şaşırdık. Aslında Almanya'da Alman gördüğümüze şaşırmıştık. Daha sonra gittiğimiz şehirlerde bu kadar yoğunlukta olmasa da Türkçenin gücünü gördük. Acaba gerçekten Almanya bizi kıskanıyor mu bilmiyorum ama Türklere karşı bu kadar ırkçılık yapmaları normal gibi geldi resmen bir 20 yıl sonra muhtemelen azınlık olacaklar birçok bölgede. Tabii özellikle Frankfurtta Suriyelilerin kaldırımda yatmalarını yadırgamadık değil . Koskoca Almanya sokakta yaşayan onlarca kişiye sahip çıkamaması da ilginç.