Yeşilçam'ın klişelerinden birini mizahi olarak ele aldığım bu karikatürümü sizlerin beğenisine sunmak isterim.
Malkoçoğlu,Kara Murat, Battal Gazi... daha nice Cüneyt Arkın filimleriyle geçti çocukluğumuz. Meyve kasalarının tahtalarından kılıç yapar, belimize de bulduğumuz bir kuşak parçasını bağlar, kanepelerin çekyatların tepelerinde hoplaya zıplaya oyun oynardık.
İşte tam bu dönemlerde herkesin hafızasının derinlerinde yer alan, hatta o yaşlarda bile gururumuzu okşayan, fedakarlığın tavan yaptığı bir sahne vardır: Kara Murat dahil tüm köylü yakalanmış, bizans zindanlarında çürütülmekte, işkenceye maruz bırakılmaktadır. Tam bu esnada sorarlar "Kara Murat hanginiz?" Asıl kahramanımız köylüye yapılan bu zulme dayanamayıp tam öne atılacakken fedakar köylünün biri ondan önce davranır: "Kara Murat benim!" Bunu gören bir diğer köylü de bağırır: "Hayır benim".. Bu böyle devam eder ve sonunda herkes bağırış çağırış içindeyken esas Kara Murat çıkar ortaya ve herkesi bir vuruşta yere sermeye başlar.
İşte bu durumda "Ya öyle olmasaydı?" ilk öne atılanı herkes satsatdı, hatta Kara Murat'ın kendi bile.. Bu hayali sahneyi kafamda canlandırınca kahkahayı basarım. Sizle de bu hislerimi çizdiğim karikatürle paylaşmak istedim. Esen kalın efendim... ;)