Bu yazıyı size şöyle güzel bir manzarada otururken yazmaktayım. Birkaç haftadır hem #turkcebilim e destek olmak, hem de bilgilerimi tazeleyip yeni şeyler öğrenebilmek adına bilimle alakalı bir şeylerden bahsetmek istiyordum, bugüne kısmetmiş. Bugün size çok özel bir 'kediden' bahsedeceğim
Schrödinger'in Kedisi Deneyi, Avusturya'lı fizikçi Erwin Schrödinger tarafından 1935'te yazılmış ve kuantum mekaniğiyle alakalı bilimsel bir paradokstur. Schrödinger'e göre, kuantum fiziği bize tarafsız gerçekliği göstermez sadece bunu gözlemleyip sonuca varabilmemiz için olanaklar verir. Bu deneyi de ortaya bunu açıklayabilmek için atmıştır.
Deneye göre bir kedi (schrödinger'in kedisi), bir kutunun içine belirli bir düzenek dahilinde konulur. Düzenek şu şekildedir; Radyoaktif bir element olan bir parça uranyuma bağlı olan bir Geiger sayacı ve yine buna bağlanmış bir de çekiç var. Uranyumun bozunması durumunda Gieger sayacına bağlanmış çekiç tetiklenecek ve içi zehir dolu olan bir şişeyi kırıp kediyi öldürecek. Bilindiği üzere uranyum atomu üzerinde bir kuantum etkisi vardır. Yani uranyumun ne zaman bozunup ne zaman bozunmayacağını bilemeyiz. Aynı anda uranyum atomu hem bozunmuş hem de bozunmamış olabilir. Bu durumda da kedi hem ölü hem diridir yani bir süperpozisyondadır. Kedinin ölü yada diri olduğunu kutuyu açıp gözlemlemeden önce bilemeyiz. Deney kısaca ve terimlere çok girilmeksizin bu şekildedir
Tabi sonrasında bu paradoksa yönelik öyle tepkiler gelmiş ki (Einstein dahil), Schrödinger bu denklemini çürütmek için başka kuramlar ortaya atmak zorunda kalmış. Hal böyleyken bile bilim dünyasının en ünlü canlılarından biridir bu kedicik
Ben yazıyı yazana kadar o güzel manzara böyle güzel bir hal aldı. Daha çok #turkcebilim etiketli faydalı yazı görebilmek dileğiyle 🌹
#turkcebilim etiketiyle olan ilk paylaşımımda bu eki eklemeyi bey sayesinde öğrendim, bu burda kalsın :)