Bu zamanlarda, köyde çok iş vardır. Ve sabah uyanır uyanmaz tarlaya gider çalışırım. Sonra saat 9 olur gider eve kahvaltıyı hazırlar annem. Kahvaltımı yaptıktan sonra tekrardan tarla yolunu tutar giderim. Ardından yaşadığım bütün bu zaman dilimlerinde, belki de yaşamının bir çok zamanı çalışarak geçti. Ve bütün bunların hepsini yapıyorum. Ki yapmakta zorundayım. Bir yandan da Steemitte vakit geçirmeye çalışıyorum. Aslında çok şey yazamak istiyorum. Bu zaman dediğimiz dilim. Bana çok yetmiyor. Yani tarlada çalışırken kuruduğun şeyleri düşünüyorsun. Sonra bir anda en çok beklenen ve en çok beklenmedik anda gelenlerdir. Örnek veriyorum karamsarlığın üzerine doğru ani bir şekilde ve hızla alan bir ümit gelip hayatında küçük şeylerle bile seni mutlu ediyor. Ve köyün içinde hayatın tamda ortasında ve ölümün kıyısı da tek başına yorgun kalmış biri olarak düşünüyorum bazen dalıyorun böyle yerlere.
Çalışırken çok dalan birisiyim. Öyle bir dalıyorum ki nereye gittiğine bakmadan bindiğim bir otobüste yolcu olarak görüyorum kendimi . Ve ciddi anlamda söylüyorum herkesin ama herkesin anlatılmaya değer bir yaşamı vardır.