İnsanoğlu kimi zaman sevinir, kimi zaman üzülür. Duygu denizinde hareket ederken iki lafın belini kıracağı bir arkadaş arar.
Ya da omzunda ağlayacağı, tatillere gideceği, okula beraber yürüyeceği, dans kursuna yazılıp kurtlarını dökeceği, balık tutacağı, sabahları hadi kahvaltıyı beraber yapalım diyebileceği...
''Ben bu bilgisayar işinden hiç anlamıyorum kardeşim bana yardım edebilir misin?''
''Saçlarımı boyatmam gerek kararsızım benimle kuaföre gelir misin?''
''Bu akşamki dünya kupası maçını beraber izleyelim mi ?'' diyebileceği arkadaşları mutlaka vardır.
Kimi zamanda insanoğlu hayatını yalnız sürdürür. O zamanda yanına mutlaka arkadaş olarak kedi veya köpek alır. Aslında en sadık dostlarımız onlardır. Hiç bir kötülük gelmez ve karşılıksız bizi severler. Kaybettiğimizde ise içimizi derin bir hüzün kaplar:(
Peki arkadaşsız, dostsuz yaşayabilir miyiz?
Mevlana bile Şems gittiğinde yıllarca yolunu gözlemiş, Şems öldükten sonra bile yasını tutmuşken, en yakın arkadaşını kaybetmek ne kadar acı olmalı. Yeri geldiğinde anne ve babamızdan daha yakın olan arkadaşımızın değerini bilmeliyiz. Yoksa hayat bir anda bambaşka yollara saparak bizi şaşırtabilir.
Daha ilkokuldan itibaren unutamadığımız birçok anımızda sevdiğimiz arkadaşlarımızın hatıraları vardır. İsimlerini unutsak bile çocuksu görüntüleri hiç aklımızdan çıkmaz. Mesela 5.sınıfta dans grubu kurduğum ve okulda sahneye çıktığım arkadaşlarımın yeri bende ayrıdır. Ortaokulda kantinde beraber çalıştığım bütün gazlı ve meyveli içecekleri birbirine karıştırarak deney yaptığım arkadaşlarımı hiç unutamam. Okulun arkasındaki ağaçlı arsada saklanıp gelene geçeni sopayla korkuttuğumuz, benimle her türlü yaramazlığı yapan canım arkadaşlarımı da unutamam. Üniversite de okurken, benimle aynı evi paylaşan ev arkadaşlarımda her türlü kaprisimi çekmiştir. Temizlik takıntımdan dolayı az canlarını sıkmamışımdır. Sonrasında hayatıma giren tüm arkadaşlarımın da ben de güzel bir anısı kalmıştır.
Arkadaşlık her zaman iyi de gitmez tabi. Benim de yıllarca aynı lokmayı paylaştığım arkadaşlarımdan yediğim kazıklar olmuştur. Olsun canları sağolsun. Hepsini affediyorum. İçtiğimiz kahveler üstüste eklenince 4000 yıllık hatır ettiğinden alacak verecek kalmamıştır.:)
Olumsuzlukları konuşmayı ve düşünmeyi sevmediğimden kalbimde güzel yerleri olan arkadaşlarımı yazımda anmak istedim. Hayatıma giren tüm dostlarım bana mutlaka bir şeyler öğretmişlerdir. Sebepleri ne olursa olsun görevini tamamlayan gitmiş, diğerleri benimle kalmıştır. Yani kalan sağlar bizimdir:)
Hepinize sevginin öncelik olduğu çıkarların ve menfaatlerin hiç olmadığı gözlerine baktığınızda sizi sevdiğini anlayabildiğiniz, gerçek arkadaşlıklar dilerim. ' e de yaptığı bu etkinlikten dolayı teşekkür ederim.
Sevgiler,
JUNOSTAR