Gecelerin kasvetini atıp
Gömdün mü yıldızları içine
Karanlıkta ateş böceği kamaştırdı mı gözlerini
Hiç bozdu mu hayallerini en tatlı yerinde
Pencereleri çarpan rüzgâr uğultuları
Bir düşün dere kıyısındı
Sularla akışan çoban kavalıyla dalgın
Başında kavak yelleri efil efil gençliğin
Neye ilaç, tek başına salınan yaprak sevdası
Her bakışla esrik, her güzele meydan yürek
Şöyle bir düşün bir kadın perdesi açık pencere önünde
Mehtaba meydan okurcasına
Sunmuş güzelliğini geceye mırıldanır
En romantik şarkılarını taş plağın
Ve sen, balkon altındasın
Köpek havlamaları duyulur uzaklardan
Uzanmışsın toprağa sere serpe
kime ne
O özgürce uzanış, o sınırsız hayalle
Tan ağarır, dağ-taş belirir gaflet yüreğin
Uyku basar göz kapaklarını
Gündüz geceden zalim çöker
Duygular ötesinden gün doğuşuna
Bulabilir misin o huzuru
O haz, alınır mı pazardan
Sevgilinin kucağı,benzer mi o gecelere
Dünyanın bilinen harikaları
İşte yine dağıttı efkârımı
Tüm aşklara tanık, dertlere ortak geceler
Saman yolunca yaktı yıldızlarını karardıkça içim
Yasladı başımı sevecen koynuna
Gündüzü gelmez gecelerinde ömrün