St. Petersburg hakkında kısmende olsa biraz bilgi verdiğimi düşünüyorum; önceki yazdığım, 3 yazı dizisinde.
Hangileriydi onlar?
Şimdi gelelim günün üçüncü, yazı dizisinin de 4.postuna.
Rusya'yı tahlil ederken bence, Putin'den öncesi ve sonrası diye ikiye ayırmalı;
Putin'den öncesi,
Arkadaşlar ruslar bundan 20 yıl öncesine kadar ciddi anlamda alkol tüketen bir ülkeydi. Hatta şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; alkol tüketimi hat safhaya ulaşmış, "içmeyeni adam yerine bile koymazlardı" 😛
Konuya daha vakıf olmak adına, daha geriden anlatırsam kafanızda daha netleşecek mevzu,
Batı, SSCB döneminin son başkanı M.Gorbaçov'un bazı zaaflarını(alkol gibi) kendi lehine çevirip, ülke içinde anti sosyalist bir toplum yaratmayı başardı. Başkanlarını ilaçlı içeceklerle aciz hale getirip, işbirlikçi yardımcıları maharetiyle bir çok önemli kararnamelere bilinçsiz bi şekilde imzalar attırıldı. Yiyecek, içecek stokları kasıtlı bi şekilde yağmalandı hazine boşaltıldı.
Hesap şuydu,
"Bak vatandaş bu adam beceremiyor, öldü-ölecek, komünizm desen haliniz ortada, gelin etmeyin şu sistemi kaldırıp yerine mis gibi kapitalist rejimi getirelim. Ambargolar kalksın, sizde tıpkı amerikalılar gibi kola içip hamburger yiyin."
Batılı işbirlikçilerin oyunu tutmuş, herşeyden bi haber rus halkı bir sabah uyandığında, SSCB yıkılmış Rusya Federasyonu kurulmuştu.
Putin'den sonrası,
Gorbaçov'dan sonra gelen B.Yeltsin bile kan kaybeden ülkenin kaderini değiştiremeyince, ülkenin yönetimine eski KGB'ci V.Putin geçti. Çok hızlı kararlar alıp etkin bir şekilde hayata geçirilince; kan kesildi, kurudu ve iyileşti. Sonraki adım daha kolaydı; yara almayacak, gerekirse yaralayacak hatta yok edecekti. İşte Rusya Federasyonu ilk defa, dünya sahnesine büyük liderini gururla ve ayakta alkışlayarak takdim ediyordu.
Rusya artık zaaflarından ve çürüklerinden arınmıştı.
Zaafı neydi?
Alkoldü.
Çürükleri?
Mafya idi. Ülkenin dört bi yanını Azeri mafyası kontrol ediyordu. Tüm pazarlar onların kontrolündeydi. Zenginleri, tüccarları haraca bağlamış, ülkeye giren, çıkan malların fiyatları onların denetimindeydi. Halkı canından bezdirmiş, hırsızlık, gasp ve cinayetlerin önü arkası kesilmiyordu. Tamda böylesi karanlık günlerde, ışık gibi doğmuştu Putin, Rusyanın makus tarihine.
...
Çok derinlere indik sanırım, sonraki yazımda, gerçekten duymak istediğiniz mevzulara geçebileceğiz inşallah.😉
Kıymetli vaktinizi bana ayırdığınız için, teşekkür ederim...