Hatırlıyorum... Daha bir ay öncesine kadar konuşmuştuk. Zaman ne kadar da hızlı geçiyor, bu hıza kapıldığımın farkına vardım mı acaba? Bazı şeylerin farkına varmalıyız.
Bir Ramazan ayı daha geçti, acı tatlı bir ay daha. En nihayetinde her yıl olduğu gibi bayram da ardından geldi ama bu bayram farklı. Her zaman insanın içini sevgi ve neşeyle dolduran bayram, adeta üzerime kara bulut gibi çöktü; yanlış anlaşılmasın lafım bayrama değil.
Son zamanların tekdüzeliği beni yeterince endişelendiriyorken bir de üzerine böylesine acı haberler insanın içini burkup yaşama hevesini elinden alıyor. Canilik mi desem gaddarlık mı, bilemedim. Aslına bakarsanız onlara diyecek bir sözüm, insanlıktan çıkmış böylelerinin suratına dahi bakasım yok.
kaynak
Yahu senin alıp veremediğin ne arkadaş, neyi kanıtlama peşindesin. Söyleyeyim birşey kanıtlama çabasındaysan caniliğin herkes tarafından anlaşıldı. Senin ne haddine can yakmak, kimsenin haddine de değil senin bu yaptıkların.
Onlar da can taşıyor, belki bilincindeler belki değiller. Şimdi soruyorum: Sen sana emanet edilene ihanet eder misin? Gördük ki ediyormuşsun. Yine belirtiyorum sen söylenecek tüm kötü sıfatları hak ediyorsun, boşa çırpınma.