Geçen gün Kiev'li bir arkadaşımla, yaşadığımız şehirlerin hikayelerini ve tarihlerini anlatırken(ben İstanbul o Kiev), bazı ilginç tesadüfler farkettik. Malumu üzerine, İstanbul yedi tepeli bir şehir ve bu 7 tepe olmasının sebebinin Roma'lılar döneminin bir tercihi olduğu rivayet ediliyor.
Bunu söylediğim zaman, arkdaşım da, "Aa, ne ilginç, Kiev'de 7 tepeli şehir olark anılır". Kaç defa gidip gelmiş olmama rağmen, ilk defa duymuştum.
Kiev merkezdeki Özgürlük Meydanı(Maidan Nezalezhnosti) ve Kiev yazısı
Kiev'in ilk kurulduğu yıllarda, şehrin kurucuları olan kral/kraliçeler o dönem genel olarak Roma özel olarak ise Constantinople(İstanbul) hayranıdırlar. Constantinople şehrini ziraret eden Kraliçe, Ortodoks Hrıstiyanlığını benimser. Şehirden etkilenen Kraliçe, Kiev'i de benzer şekilde imar etmeye, dini yapıları da buranın benzeri şekilde inşa etmeye çalışır. İşte, 7 tepe olarak kurulmasının da ordaki etkiden geldiği tahmin ediliyor.
Aynı şekide, bu etkilenişin bir başka önemli sonucu, Sofia katedralidir. Kiev'e gidenler bilir, şehrin en görkemli kilisesidir(Altın kubbeli katedral). Aynı isimle, önünde de kocaman bir meydan vardır(Sofiyivska meydanı). O gün öğrendim ki, burdaki Sofia ismi, İstanbul'daki Aya Sofya isminden geliyor. O dönemki ziyarette, en çok etkilendiği yerdir ve benzerini Kiev'e kurmaya karar veriyor. Bundan dolayı, Kiev'deki St. Sofia kilisesi, o dönem barok mimarinin en önemli temsilcilerinden biridir.
Uzaktan St. Sophia kilisesi ve meydanı görünümü
Şehirlerin, bilinen/resmi hikayelerinin yanında bu şekilde birçok benzer hikayesi vardır. O yüzden, bir yere gittiğim zaman, şehrin "bilinmeyen" hikayelerini öğrenmek, en keyif aldığım uğraşlardan biridir.