Burmalı Sütun veya bazen Yılanlı sütun olarak adlandırılan bu eser, İstanbul'da hikayesini en çok sevdiğim ve mitolojik/tarihi olarak beni en çok etkileyen eserdir şüphesiz. Antik tarihteki meşhur Pers-Yunan savaşlarının sonuncusu olan Platea savaşı sonrası, Pers'lilerin çeşitli savaş araçlarının eritilirek oluşturulduğu düşünülüyor. Antik Yunan'daki Apollon'a adanmak üzere (o meşhur) Delphi tapınağınına getirilmiştir. Orjinalinde 3 yılan başı(ejderha oalrak imgeleyenler de var) var. Roma imparatorluğu ikiye ayrılıp, Doğu Roma kurulduktan sonra İmparator 1. Konstantin tarafından şehre getiriliyor. Daha detaylı bilgiye şurdan ulaşabilirsiniz
Örme sutun, kaidesiyle beraber yarısı, mevcut yer seviyesinin altındadır ve günümüze sadece 5 metrelik hali kalmış
Geldik, hikayenin en güzel kısmına. "Rivayet" edilirki, bu 3 yılan başı efsunludur. Tüm Konstantiniyye'yi her türlü yılan, çıyan, haşaret ve zehirli böcekten korumak için bu 3 yılan başına büyü yapılır. En son 1700'lere kadar sağlam olduğu tahmin edilen 3 yılan başının çeşitli sebeplerden kopması sorası şehirde bu canlılar sıklıkla görülmüştür. Özellikle, sütunun bulunduğu Hipodrom meydanında gözle görülür derecede artmıştır. Bu durum, seyyah Evliya Çelebi'nin gözlemlerinde de geçmektedir.
Tarih boyunca(ve bence hala da devam etmektedir), çeşitli maddelere efsun ve büyü yapmak suretiyle, biryerleri korumak ve gizlemek sıklıkla yaşanılan bir durum idi. Bu sütunda varmıydı yokmuydu bilinmez ama o hissiyat bile insana garip bir duygu veriyor. Bundan sonra Sultanhamet meydanına giderken, o sıradan ve çelimsiz sütuna artık daha dikkatli bakın. Tarih kokan bir değerdir o :)
Tarihi kaynaklarda, örme sütunu gösteren çizimler: Kanak