Bir kaç gün önce hanım Hakkınızı Arayın başlıklı postunda başından geçen olayları anlatmış ve dürüst davranmayan firmalar karşısında hakkımızı her zaman aramamız gerektiğini belirtmişti. Ben de bu yazımda başımdan geçen benzer bir olayı sizlerle paylaşmak istedim.
İphone 6' nın yeni çıktığı zamanda ağabeyim yurt dışından bir tane getirmişti bana. Çok sevdiğim bir telefondu. Benim küçük kızım var. Adı Asya. Çocuğu olan çoğu insanın yaptığı gibi avutmak için telefonu eline verdik. 'Konuşan kedi Angela' ile meşgul oluyordu. Ona yemek yediriyor, banyo yaptırıyor, uyutuyor falan. Fakat telefonda banyo yaptırdığı yetmedi galiba bir de içi su dolu sürahide banyo yaptırayım diye düşünmüş olacak heralde, ya da ordan su içirmek istemişte olabilir .:) Yalnız telefonu elinde gördüğümle sürahinin içinde gördüğüm süre 10-15 saniye ile sınırlı. Hemen çıkarttım telefonu. Baktım çalışıyor. Fakat içinden su akıyordu. Hatun 'pirince mi koysan, bir yerde görmüştüm' dedi. 'Pirinç ne alaka. İnanma böyle şeylere hatun yaa' dedim. Ertesi gün telefon kendiliğinden kapanmaya başladı. Git gide daha kısa zamanda kapanmaya başladı ve en sonunda bir daha açılmadı. İnternetten baktımki yabancı bir çok site dahil her yerde, telefonun su ile teması halinde yapılması gereken şeyin Telefonu hemen kapatıp, sim kartını ve çıkıyorsa bataryasını çıkartıp, çıkmıyorsa sim kartını çıkarıp hemen pirincin içine koymak olduğu görülüyordu.. Daha sonra koydum pirince tekrar çalıştı ama bir süre sonra geri gitti. Sonra telefon tamircileriyle olan serüven başladı.
Yurt dışından geldiği için garantisi yoktu. Bir arkadaşın tanıdığı bir telefoncu varmış.'Abi adamlar İphone profesörü. Çok iyi anlıyorlar' falan deyince "iyi, bi götüreyim baksınlar." dedim. Telefonu verdim
"Kaça yaparsınız abi?"
"250-300 tl tutar."
"Tamam. Ne zamana yaparsınız?"
"Belli olmaz biz seni ararız."
Aradan bir hafta geçti baktım ses seda yok aradım.
"Ne oldu bizim telefon?
"Şehir dışından parça gelecek onu bekliyoruz. Yarın halleder biz sizi ararız."
Yarın oldu ses seda yok. Ertesi gün oldu ses yok. Aradım tekrar.
"Ne oldu bizim telefon."
"Sizin telefon yapılmıyor gelip alabilirsiniz.
Oradan aldım başka tamircilere götürdüm. Bunların içinde "Vaay, orjinal mi abi?" diyenler bile oldu. Hiç birinden sonuç alamadım. En son Kazakistanlı bir arkadaşım "bizim ülkede çok iyiler telefon tamiri konusunda, haftaya ülkeme gideceğim istersen götüreyim bi baksınlar" dedi. Tamam dedim. Arkadaşla taa Kazakistan'a gönderdim telefonu. Arkadaş aradı beni:
"Abi telefonun içinde bir şey bırakmamışlar ki.
"Ne? Anlamadım!"
"Ne var ne yok hepsini almışlar. Vidasına varana kadar her şeyini almışlar. Burdaki tamirci aynısından başka telefonu da açtı tek tek gösterdi bak bunda bu var, senin getirdiğinde yok diye" dedi.
"Tamam. Ne yapalım. Kalsın o zaman." dedim.
Telefon çöp olmuştu. Tamir etsinler diye götürdüğüm insanlar telefonun içindeki malzemeyi çalmışlardı.
Çok üzücü bir durum. Halbuki işlerini güzel yapsalar benim güvenimi kazanacaklardı ve ben her işim düştüğünde o tamirciye gidecektim. Şuan Kendi servisleri haricinde elektronik eşya tamiri konusunda hiç bir tamirciye güvenmiyorum. Ben gibi hakkımı aramadım. "Allah'ından bulsunlar" dedim. 3-4 telefoncuya götürdüğüm için kimi suçlayacağımı da bilemedim açıkçası. Türkiye'de bu gibi durumlarla çok karşılaşıyoruz.
Özellikle kargo firmalarının şubelerinden, servislerden, çok çektim.
Umarım insanlar daha duyarlı olur bu konuda. Umarım mağdur insan sayısı azalır, hatta hiç kalmaz.
Ve umarım sizleri fazla sıkmadım...
Hoşçakalın.