Merhaba arkadaslar ;
Gezi planlariniza belki Akyaka'yi da eklemeyi dusunursunuz diye bugun sizlere Akyaka dan bahsetmek istiyorum.
Akyaka Mugla'nin Ula ilcesine bagli gokava Korfezinde bulunan yesil ve mavinin bir arada oldugu sakli bir cennet.
Mugla merkezden giderken dikkat gerektiren virajli yollari ile sakar rampasindan asagi dogru indikce insani buyuleyen bir guzellige sahip.
Konaklama icin buyuk otellerin olmayisi ve yerine pansiyon ve kucuk otellerin olusu bu sit alaninda dogal guzelligi korumus.
Akyakaya varinca tekne turu yapip azmak nehrinde gezmek sart. Eskiden koylerde su olmadigi icin kadinlar bu nehre gelip camasir yikarmis. Bu sebeple bu nehre kadin azmagi ismi verilmis. Suyun sodali olusu da bir cok hastaliga iyi geliyormus.
Eger tekne turunu sadi kaptan ile yapacak olursaniz teknesindeki " gozlerim kapali olsa bile akyakayi kokusundan tanirim" yazisi dikkatinizi cekebilir. Sadi kaptan tam bir akyaka asigi ve teknesindeki yazi kendisine ait. Elinden geldigince gezinti sirasinda akyakayi anlatmaya calisiyor.
Tekne ile biraz ilerleyince cesitli bitki ve baliklarin yer aldigi berrakligi sayesinde suyun dibinin rahatca goruldugu dogal bir akvaryum yer aliyor.
Nehir boyunca siralanmis restoranlar birbirinden lezzetli yemeklere ev sahipligi yapiyor. Bazilarinda sandalyeler suyun icerisinde oldugundan ayaklariniz suda iken yiyip içebilirsiniz.
Azmak nehrinde suyun cok soguk olusu yuzmeyi biraz zorlastiriyor. Yuzen bircok insan olsada ben bu soguk suya sadece ayaklarimi sokmakla yetiniyorum.
Azmak nehrinin denizle bulustugu yerde kucuk bir kum plaji bulunuyor. Kis mevsiminde sezlonglar kaldirilip yerine sandalye ve masalar koyuluyor. Kaban ve mont giyerek sicak bir icecekle manzarayi seyretme imkani sunuyor.
Muglanin gezilecek yerleri cok fazla oldugu icin bugunku yazima sigmayacagini dusundugumden digerlerini daha sonra ayrintili olarak paylasmayi dusunuyorum.
Simdilik hoscakalin...