Markus Zusak'in daha önce hiç kitabını okumamistim. Acaba hangi kitabı alsam diye düşünürken kitapçida benim gibi kitap seçmeye ve karar vermeye çalışan başka bir müşterinin tavsiyesi üzerine aldım. Sade dili ve anlatım tarzı ile dikkatimi çeken kitabı kısa sürede bitirebildim.
Kitapta 19 yaşındaki taksi şoförü Ed Kennedy 'nin sıradan bir hayatı varken bir banka soygununa engel olması ile birlikte başlayan olaylar zinciri konu edilmiş.
Ed in ailesi ile pek de sıcak olmayan bir ilişkisi olmasına rağmen yakın arkadaşları Marv, Audrey ve Ritchie ile sıkı bir dostluk içerisindedir. Az daha unutuyordum bir de kapıcı isimli bir köpeği olduğunu. Sadık uysal birazda da tembel bir köpek olan kapıcı.
Ed ve arkadaşları bir araya geldikleri zaman genelde iskambil kağıdı oynayarak vakitlerini geçirirler. Bir gün Ed posta kutusunda arkasında adres yazılı olan iskambil kağıdı bulur. Yazan adrese kayıtsız kalmaz ve ne olduğunu anlamak için yeni bir yolculuk yada serüveni yelken açar. Kartlar arka arkaya gelmeye devam eder. Posta kutusuna her baktığında yeni bir kart ile karşılaşır. Gittiği her adreste karşılaştığı kişilerin hayatına dokunur. Onların hayatına dokunurken aslında kendi hayatına da dokunuyordur.
Ed Kennedy nin posta kutusuna gelen kartlardan üç tanesi de arkadaşları içindir. Kitabın başından itibaren Ed in için için sevdiği kız olan Audrey için de bir kart vardır. Bütün kartlar bittikten sonra son bir kart alır bu bir jokerdir ve kendisi için bırakılmıştır.
Ed baştan itibaren hep sorar ve kartları bırakani merak eder gizeminin son kısımda çözüldugu kitabin sonu gayet güzel bitirilmiş.